E-Posta                                                                                            

TÜRKLERİN KÜLTÜR SİTESİ                   

Türk Federasyon ve bağlı tüm dernekler, acı günde tatlı günde tüm yıl boyu Türk vatandaşının yanındadır, Türk Federasyon Goussainville Türk Fransız dostluk derneği, yeni dönem çalışmalarına başlamıştır, her türlü resmi işlerinizde yanınzdadır, TÜRK VE FRANSIZCA DİL KURSUMUZ BAŞLAMIŞTIR, ANPE den gelen yeni katılımcılar için  kayıt almaya devam ediyoruz. Goussainville ve çevresindeki tüm Okullarda türkçe tercümanlık çalışmalarımız devam ediyor
Ocak videolari
Çizgi  Filimler

Veda Hutbesi

Özlü sözler

Basın: Türk Fransız

   

Resim Galerisi

Fransizca dil kursu

TÜRK'ÇE-FRANSIZ'CA SÖZLÜK

 

Veli KALLİ

   Ilımlı İslam

 

Hasan TÜLKAY
Fransız Milli eğitimi....
Ali AKKAYA
Gönüllü fedailere hatırl..

Galip AYATA
Hoca
Şiirlerle, Unutulan sözler

Yusuf  TÜYSÜZ
  Çanakkale
Tolgahan TÜRKÖZ
Atsıza matem gerekmez
İslam ÇINGI
Hayat ve gençlik

 TÜRK BÜYÜKLERİ

 

Veli Kalli'den : AKP DOSYASI

% 47 OYLA « BEN BU ÜLKEDE HER ŞEYİ YAPARIM DEVRİ BAŞLATILDI»

° «Haksızlıklar ve adaletsizlikler karşısında susanları, vatanı savunmasız bırakanları ve dışa bağımlı basiretsiz yöneticileri» uyarmayanlar, «ülke topraklarını yabancılara peşkeş çekenler karşısında» sessiz kalanlar, onurlu yaşamanın ve vatandaş olmanın göstergesi olamazlar.

° AKP'liler ve destekçileri Peygamberimizin (S.A.) «Ümmetim; emaneti ganimet, sadakayı mecburi kabul etmediği sürece hayırlı yoldadır.» (1) sözüne uygun hareket edip etmediklerini gözden geçirmelidirler.

° Seçim yatırımı için sadaka olarak dağıttıkları kalitesiz kömürlerle vatandaşlarımızın zehirlenerek ölümlerine sebep olanlar bu vebalden ve sorumluluklardan asla kurtulamayacaklardır. Neden onları da kaloriferli evlerde yaşatmayı, gemi ve iş sahibi yapmayı akıllarından geçirmediler ?

° Siz neymişsiniz dedirttirecek AKP'nin varlık resmi aşağıdaki anlatılanlarla sınırlı değil... Türkiye'nin itibarını içte ve dışta zedeleyen hatta sarsan bu eylem ve davranışların hukuki açıdan ele alınıp sorgulanması veya yargılanması gerekmektedir !

Recep Tayyip ERDOĞAN'ın 11 Ocak 2008 cuma günü televizyonlardan ifade etttiği : « Bugüne kadar milletimize hayal kırıklığı yaşatmadık ! » sözü beni hayal kırıklığına uğrattı... Öyle inanıyorum ki bu söz sizi de hayal kırıklığına uğratacak!
Bu sözle insan ister istemez şöyle geriye bakma ihtiyacı hissediyor... Ya da ortaya atılan gizli emellerle yüklü, gereksiz, sakıncalı projeleri ortaya atanların hazin hallerini bir bir anlatarak gerçekleri haykırmak geçiyor içimizden!
° AKP'nin Ankara'nın içini boşaltma veya Atatürk'e karşı olma anlamına gelen ve Büyük Birlik Partisi Genel Sekreteri Yalçın Topçu'nun da Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınması fikrinin iktidarın «keyfi bir uygulaması» olduğunu ifade ettiği Merkez Bankası'nı İstanbul'a taşıma isteği millete hayal kırıklığı yaşatmaktan başka bir şey olabilir mi ?

KIBRIS TASFİYE EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR !

° 30 Temmuz 2005 tarihli : «Erdoğan-Gül ikilisi tüm siyasi partiler ve örgütler tarafından aylardır yapılan uyarıları dinlemediler, Rum Yönetimi'ni tüm Kıbrıs'ın tek meşru hükümeti olarak fiili tanıma anlamına gelen Gümrük Birliği Ek Protokolünü dün akşam imzaladılar. Böylece KKTC'nin mezarını kazarak bir asırdır süren onurlu Kıbrıs davasını çökertecek son adımı attılar.» (Kıbrıs Volkan Gazetesi) haberi.
° 07.08.2005 tarihli : «Annan Planı petrol paylaşım planıdır... Kıbrıs ile Mısır arasında, Ada'dan 50 deniz mili uzaklıkta ve denizin yaklaşık 2 kilometre altında zengin petrol yatakları tespit edildiği yönündeki iddialar ciddi olarak araştırılmalıdır. Girne-İskenderun arasında zengin petrol yatakları olduğuna inanıyorum. Kıbrıs'ı çevreleyen sularda toplam 400 milyar dolar değerinde, 6.8 milyar varil petrol bulunduğu iddiaları Kıbrıs'la ilgili gelişmelerle örtüşüyor.» (Kıbrıs Volkan Gazetesi) haberi.
° 30 Eylül 2006 tarihli : «Serdar Denktaş yine AKP'yi suçladı... KKTC Eski Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri eski Bakanı Serdar Denktaş, Kuzey Kıbrıs'taki hükümet değişikliği konusunda bir kez daha AKP'yi suçladı.» (Milliyet Gazetesi) haberi.
° 02.10.2006 tarihli : Vural : «AKP'nin KKTC'yi tafsiye etme amacında olduğunu ifade etti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Vural ; "AKP, milletin gözünden kaçırarak, Kıbrıs Rumlarını tanımak için oyunlar oynamaya devam etmektedir. Bu oyunun amacı KKTC'yi tafsiye etmektir"(Yeniçağ Gazetesi) haberi.

AKP YURT DIŞINDAKİ İŞÇİLERİMİZİ DE UNUTTU!

° Kendi halleriyle baş başa bırakılan yurtdışındaki vatandaşlarımız da endişe ile gelişmeleri takip ediyorlar.
Anayasamızın « Yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşları » başlıklı : «MADDE 62 - Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri alır.» şeklindeki hükmü hiç uygulanmıyor.
Yurt dışında yabancı işçilere «sizi ezeceğim» deme cüretinde bulunan yöneticilere karşı mahkemelerin gerekli kararları almadığına dair duyumlarımız bizi endişeye sevk ediyor... AKP yönetimi başka işlerle uğraşarak ilgili Anayasa hükmünü uygulama yönünde hiçbir hareket göstermemektedir. Aldığımız haberlere göre deliller ve belgelerine rağmen vatandaşlarımız yalnız ve savunmasız bırakılmalarından kaynaklanan insan hakları ihlalleriyle dolu bir çok mahkeme kararlarıyla karşı karşıyadır.
AKP yanlısı büyükelçilerin ve konsolosların vatandaşlarımızla ilgilendiklerine dair tek bir duyumumuz bulunmamaktadır.
° Halbuki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün geçen hafta yaptığı Washington ziyareti sırasında eşi Hayrünnisa Gül'ün Cafe Milano restoranında yediği yemek Türk garson Kerem Çelik'i işinden etti. Cafe Milano'nun mönüsündeki beş çeşit tatlının tamamında alkollü içki kullanılması nedeniyle Hayrünnisa Gül için şef tarafından özel bir tatlı yapılmıştı. Yemekler 500 dolar tutmuş, Gül, hesabın faturaya yüzde 20 bahşiş ilave edilerek Türkiye Washington Büyükelçiliği'ne gönderilmesini istemişti.
Bu haberlerin basına sızmasından mesaisi öğlen bitmesine karşın heyete akşam geç saatlere kadar hizmet eden Türk garson Kerem Çelik sorumlu tutuldu. Ve işten attırıldı... (Radikal Gazetesi, 16 Ocak 2008)

Şimdi size soruyorum. Bir Cumhurbaşkanı eşinin bir lokantada yediği yemeğin parasını Türk Büyük Elçiliğine ödetme yetkisi var mı ?
Eğer yoksa hukuki girişimlerde bulunuldu mu? Türk Büyük Elçiliğinin bu yöndeki tavrı nedir?
Yurt dışında yaşayan işçilerimize haklı oldukları davalarını kazanmaları için ilgili Anayasa hükmü gereğince gerekli hukuki yardım yapıp yapmadıklarını bize açıklayabilirler mi?

TARIM ÇÖKERTİLDİ... TARIMDA DIŞA BAĞLI DÖNEM BAŞLIYOR!

° Tek bir fabrika kurmayan, baraj inşa etmeyen, dışa bağımlı, yeraltı zenginliklerini devlet politikası olarak değerlendirmeyi aklından geçirmeyen AKP yöneticileri gelecekte nasıl anılacaklar ?

° Rahşan Ecevit: Türkiye satılıyor! Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit, «Türkiye satılıyor, Türkler nerede» başlığıyla yaptığı yazılı açıklamada, yabancılara toprak satışını eleştirdi. Ecevit, yabancılara satışı yapılan toprakların 'elçilik statüsünde olduğunu ileri sürdü. Amerika'da yaşayan Yahudilerin, Filistin topraklarında yan yana parçalar halinde toprak satın aldıklarını belirten Ecevit, «Bu topraklar istedikleri büyüklüğe ulaşınca Burası İsrail'dir» dediler. Bugün benzer bir durum Türkiye için söz konusu" dedi. (Sabah Gazetesi, 15.05.2005)

° AKP döneminde 400 bin kilometrekarelik alan için yabancılara maden arama ruhsatı verilmesi.
° AKP hükümetleri döneminde stratejik yer olup olmadığına bakılmaksızın yabancılara Türkiye'den 24 milyon 79 bin 957 metrekarelik taşınmazın satılması.
° 1 milyon 312 bin kişiye tarımı terk ettirme yönünde uygulanan dışa bağlı yanlış politika!
° Fenerbahçe Burnu'ndaki 12 trilyonluk arsanın AKP hükümeti döneminde alınan Bakanlar Kurulu kararıyla Papazlar Topluluğu Assompsion Tarikatı'na verilmesi konusu.
° 2003 - 2006 yılları arasında AKP hükümetinin yanlış ve etkisiz dış politikaları sebebiyle sözde Ermeni soykırım iddialarıyla ilgili karar alan parlamento sayısının 10'a yükselmesi.
° AKP hükümeti döneminde yürürlüğe giren 5 bin 179 sayılı Gıda Kanunu ve 3 bin 285 sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanunu ile at etinin et ürünleri kapsamında büyükbaş hayvan sınıfına dahil edilmesi.

Şimdi bizde hayal kırıklığı yaratan olaylardan bir kısmını daha sıralayalım... AKP döneminde Milli Eğitimin tartışmalı hale getirilişinden, sağlık sistemimizin acıklı hallerine kadar bir çok konuda çürümüşlüğü görmemek veya farketmemek ise ayrı bir konu… Yani başlı başına bir başka skandal...
° 09 Temmuz 2004 tarihli «Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında, Birlik Vakfı'nda yaptığı konuşmada, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 312. maddesini ihlal ettiği iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.» (Kent Haber) haberi.
° 29 Nisan 2005 tarihli «PETROL CİNAYETLERİ : Hazırlanan Petrol Yasa Tasarısı tartışma yaratırken, petrol efsaneleri de resmileşti. İddiaya göre Türkiye'de petrol cinayetleri işlendi. Bölgede petrol arayan 6 mühendis ve araştırmacının cesetleri Cudi Dağı'nda bulundu.» (Tempo Dergisi) haberi.
° 14 Temmuz 2005 tarihli «Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi'nin hekimlere yönelik halkı kışkırtan, hekimlere ve sağlık çalışanlarına saldırıları tahrik eden Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ hakkında suç duyurusunda bulunduğu 14 Temmuz 2005 tarihli basın toplantısında paylaşılan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na hitaben yazılmış metni» (Türk Tabipleri Birliği) haberi.
° 17 Ağustos 2005 tarihli «Hür Parti Genel Başkanı Yaşar Okuyan, terör örgütü PKK'yla devleti masaya oturtma girişiminin yolunu açmakla suçladığı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.»
(TV 8) haberi.
° 29 Kasım 2005 tarihli «Tarım Çöktü» (Özgür Kocaeli Gazetesi) haberi.
° 27 Aralık 2005 tarihli «DSP İzmir İl Başkanlığı, Başbakan Erdoğan hakkında, «İzmir'de söylediği sözlerin, İzmir halkının manevi şahsiyetine hakaret etmek anlamını taşıdığını» iddia ederek, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.» (Anadolu Ajansı) haberi.
° 02 Haziran 2006 tarihinde gazetelere yansıyan «AK Partili bazı belediyelerden peş peşe gelen yolsuzluk haberlerinin en ilginci Isparta'dan geldi.» (Haber 53)
Ne önlemler aldınız? Ne gibi işlemler yaptınız?

YOZLAŞTIRILMAYAN NEYİMİZ KALDI?

° AKP yönetimi hizmet dışı konularla bizi oyalarken aile yapısı gibi, benzeri bir çok kurum çöküyor! Okullarda eğitim yerine olaylar ön plana çıkmaya başladı...
° Öğrencilerimizin enerjilerinin kontrol altına alınamamasındaki sorumlulukları kim üstlenecek?

° 23 Mart 2004 tarihli : «Yuvada dehşet, Küçükyalı'daki çocuk yuvasında, iki kardeşe koğuş annesi işkence yaptı, diğer çocuklar dayak attı, koğuş abisi de tecavüze kalkıştı» (Sabah Gazetesi) haberi.
° 15 Nisan 2005 tarihli : «Kız meselesi okul karıştırdı... Diyarbakır'da iki lisenin öğrencileri arasında kız meselesi nedeniyle çıkan bıçaklı kavgada, 7 öğrenci yaralandı.» haberi.
° 20 Haziran 2005 tarihli : «Kaçırdıkları anaokulu öğretmenine tecavüz edip canice öldüren tinercilerden dördü, yeni TCK ile artık özgür... » (Vatan Gazetesi) haberi.
° 14 Temmuz 2005 tarihli : «Türk Tabipleri Birliği, yaptıkları konuşmalarla halkı hekimlere karşı kışkırttıkları gerekçesiyle Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Sayın Prof.Dr.Recep Akdağ hakkında suç duyurusunda bulundu.» (İstanbul Tabip Odası) haberi.
° 15 Ağustos 2005 tarihli : «Trende kapkaç dehşeti... Kumkapı Tren İstasyonu'nda bir kadın, çantası alındıktan sonra trenden atıldı. » (Mynet Haber) haberi.
° 28 Nisan 2006 : «Adliyeye eşek eti yedirmişler! Ankara Adliye Sarayı'na at ve eşek eti satan firma yetkilileri tutuklandı !» (Haber 3) haberi.
° 30 Mayıs 2006 tarihli : «Savcının hükümete isyanı! Roche dahil ilaç yolsuzluklarını soruşturan İstanbul Cumhuriyet savcısı Nazmi Okumuş hükümete isyan etti.. Milyar dolarları bulan ilaç alımı yolsuzluğunu soruşturan Savcı Nazmi Okumuş isyan etti : Bakanlıklar kendi davalarını takip etmiyor. Olay sanki örtbas edilmek isteniyor, şüpheliler adeta ödüllendiriliyor. (Sabah Gazetesi )
° 27 Haziran 2006 tarihli «Hamile eşini boğarak öldürdü» (Takvim Gazetesi) haberi.
° 29.06.2006 tarihli : Bakan Akdağ'a suç duyurusu... Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ile Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi üyeleri, 21 aylık Kaan Demirci'nin immün yetmezlik (bağışıklık sistemi yetersizliği) tanısı ile tedavi görürken ilaç bulunamadığı için hayatını kaybettiğini belirterek, sorumlu tuttukları Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve bakanlık görevlileri hakkında, "Görevi kötüye kullanma" iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. (Vatan Gazetesi) haberi.
° 26 Temmuz 2006 tarihli : «Hastanede ihmalden ölüme 3 yıl... Kayseri'nin Yahyalı ilçesinde kimsesiz yaşlı bir adamın hastane odasında unutulması ve 2 gün sonra ölü bulunması olayıyla ilgili olarak 4 sağlık çalışanı hakkında açılan kamu davası başladı.» (Haber 7) haberi.
° 02 Ekim 2006 tarihli : « Geçtiğimiz günlerde Zonguldak'ta küçük bir yavrumuzu anestezi gazlarının ters bağlanması sonucu kaybettik. Bu durumun ortaya çıkmasından Sağlık Bakanı Recep Akdağ sorumludur ve basına yaptığı «Olur böyle vakalar» kabilinden talihsiz açıklaması da onu bu sorumluluktan kurtaramaz.» (Prof. Dr. Mehmet Neşşar, Cumhuriyet Halk Partisi, Denizli Milletvekili)
° 02 Ekim 2006 tarihli «Hatay'ın İskenderun ilçesinde bir öğretmenin, öğrencisini kaçırdığı iddia edildi.» haberi.
° 03 Ekim 2006 tarihli «İşitme engelliler okulunda öğrenciye tecavüz» haberi.
° 12 Ekim 2006 tarihli «Kayseri'deki kız yetiştirme yurdundan kaçan genç kız Ankara'da tecavüze uğradı. » (Hürriyet Gazetesi) haberi.
° 25 Kasım 2006 tarihli «Şişli Etfal Hastanesi'nde sahte doktor skandalı» (Medimagazin) haberi
° 25.11.2006 tarihli : «Acar İstanbul... 1 milyon ağaç gitti... Beykoz'da 2 bin 290 dönüm ormanlık arazi üzerine kurulacak olan Acaristanbul için bugüne kadar yaklaşık 1 milyon adet ağaç kesildi, daha milyonlarca ağaç kesilecek....Yargı kararları uygulanmıyor...»
(Milliyet Gazetesi) gazetesi.
° 07 Mart 2007 tarihli : «Lise öğrencisi bıçaklanarak öldürüldü... YALOVA'da 16 yaşındaki lise öğrencisi Fehim Tezcan, deniz kenarındaki parkta kayalıkların üzerinde bıçaklanarak öldürülmüş halde bulundu. Liseli gencin cep telefonunu incelemeye alan polis, soruşturma başlattı.» (Hürriyet Gazetesi) haberi.
° 14 Mart 2007 tarihli : «Acaristanbul dosyası kelle uçurdu... Ergül, Acaristanbul dosyasına ret oyu kullanan Fen İşleri Müdürü Sefa Tüzemen'e gönderdiği resmi yazıyla görevden aldı....» (Dost Beykoz) haberi.
° 14 Mart 2007 tarihli : «Takdirnameli öğrencinin sır ölümü ... KOCAELİ'nin Gebze İlçesi'ne bağlı Tavşancıl Beldesi'nde, 2 gün önce ortadan kaybolan 17 yaşındaki Mustafa Haluk Zeyrek'in, eski bir ilköğretim okulunun merdiven boşluğuna iple asılı cesedi bulundu. Zeyrek'in intihar ettiği üzerinde durulurken, okulun duvarlarında da cinsel içerikli duvar resimleri ile "İsa bizi korusun" yazısı ve büyük bir haç resmedildiği görüldü. » (Hürriyet Gazetesi) haberi.
° 13 Nisan 2007 tarihinde «Lisede seks kasedi skandalı» (Milliyet Gazetesi) haberi
° 26 Nisan 2007 tarihli «Liseli kızlar tuvalette birbirine girdi» haberi.
° 15 Mayıs 2007 tarihli «Milli Eğitim skandalları bir türlü bitmiyor» haberi (Olay Haber)

SİYASETTE ŞİDDET

° Öfke, baskı, yıldırma, gözdağı, tehdit, yolsuzluk ve bencillik asla devlet politikası olamaz.

° Peygamberimizin (S.A.) : «Merhametli; sadece kendisine karşı merhametli olan değildir. Merhametli hem kendisine hem de başkalarına karşı merhametli olandır.» (2) Kendi çocuklarını mal, mülk ve iş sahibi yaparlarken, başkalarının istikballerini karartanlar kendilerinin merhametli olduklarını söylebilirler mi?

° Peygamberimizin (S.A.) : «Müslüman o kimseye denir ki, insanlar onun elinden ve dilinden eza-cefa görmezler, zarara uğramazlar.» (3) sözüne aykırı hareket eden basiretsiz yöneticiler yüzünden, çocukları çukurlarda kaybolanlar, güvenliksiz inşaatlar sebebiyle açılan çukurlarla evleri yıkılanlar, eşyaları suların altında kalanlar, baskı ve tehditlerle işlerinden attırılanlar eza-cefa gördüler ve zarara uğradılar...

SKY TÜRK Televizyonu - °  Öfke, baskı, yıldırma, gözdağı, tehdit, yolsuzluk ve bencillik asla devlet politikası olamaz.

° 18 Eylül 2007 tarihli «Bir süre önce Hürriyet Gazetesi'yle yolları ayrılan Yazar Emin Çölaşan, suskunluğunu ART'deki programında bozdu. Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile hazırladığı programda konuşan Çölaşan, «AKP aleyhine yazmamam konusunda uyarıldım. Bu son dönemlerde daha çok olmaya başladı. Ancak baskı gören sadece ben değildim. Muhabir arkadaşlar medyada daha çok baskı görüyor. Başbakan'a soru sormamaları için uyarılıyorlar, dedi.» (Haber Ne) haberi.
° «Kimsin sen, otur oturduğun yerde»
Bu söz Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanına ait bir söz... Pekiyi kim için söyledi? Bir rektör için söyledi... Yakıştı mı? İşte asıl konu burada! Arkasında AKP'lileştirilmiş bir medyayla, etkisizleştirilmiş kurumlarla böyle konuşma yapmak genel politikaları mı ve AKP'lileştirilmemiş kurum veya kuruluşların tehdit edilmesi mi amaçlanıyor?

YAPILAN HAKSIZLIKLARA DESTEK OLANLAR

° İnsanlar, hakların ve hürriyetlerin kullanılmasında, kabiliyet ve liyakatın teşekkülünde fırsat ve imkân eşitliği sağlanmasını bekler. Bunlar sağlandıktan sonra, meydana gelecek farklara «adalet» gözü ile bakar. (4)

° «Haris kişi kördür, sağırdır. İçine düştüğü hırs onu kör ve sağır yapar. İşte şeytan, bu hırslı kişiye vesvese vermek için fırsat bulabilir. Haram, yasak ve kötü bir fiil olsa, harîsin nefsinin çektiği her şeyi ona güzel ve hoş gösterir. Böylece, hırslı kişinin kafasından haram-helâl düşüncesi kalkar. Hırsla dört bir yana saldırır. Her şeyi elde etmek ister.» (5)

° 14 Aralık 2003 tarihli «Meclis'te 41'i AKP'den, 63 milletvekiliyle ilgili dokunulmazlık dosyası var. AKP'lilerin çoğu ihaleye fesat karıştırmak, zimmet gibi milletvekili seçilmeye engel suçlamalarla karşı karşıya» (Radikal Gazetesi) haberi.
° 13 Şubat 2006 tarihli «Cumhuriyet Halk Partisi, Tüpraş'ın yüzde 14,76 hissesinin satış sürecinde içeriden öğrenenlerin bilgi vermesi yoluyla suç işledikleri ve Hazine'yi 750 milyon dolar zarara uğrattıkları gerekçesiyle Başbakan Tayyip Erdoğan ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında suç duyurusunda bulundu.» (Zaman Gazetesi) haberi.
° 29 Mayıs 2006 tarihli «İzmir'de Cumhuriyet Gazetesi okuru bir grup, İstanbul'da gazeteye atılan bombalar ve Danıştay'a yapılan silahlı saldırıları azmettirdiği iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hakkında TCK'nın 38 ve 81'inci maddelerine göre "Kasten öldürmeye azmettirmek" suçunu işlediği gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.» (Hürriyet Gazetesi) haberi.

° 25 Temmuz 2006 tarihli «Bakan Recep Akdağ'ın imam akrabasına jet atama» (Milliyet Gazetesi) haberi.
° 31 Temmuz 2006 tarihli : «AK Parti ilçe başkanı zimmete para geçirmekten 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı... » (Pressturk.com) haberi.
° 18 Ağustos 2006 tarihli «Unakıtan'ın tavukçu oğluna elektrik torpili» (Hürriyet Gazetesi) haberi.
° 03 Ekim 2006 tarihli «Baykal: Türkiye'yi Talabani yönetiyor» haberi
° 03 Ekim 2006 tarihli, «Kişilikli Başbakan istifa eder» haberi.
° 20 Şubat 2007 tarihli : «Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, TBMM gündeminde olan Yargıtay Yasa Tasarısı'yla Yargıtay'ın siyasi müdahalelere açık hale getirildiğini söyledi.» haberi.
° 19 Mart 2007 tarihli «GP'li Şirin, Başbakan Erdoğan hakkında, bir radyo konuşmasında suçluyu övdüğü iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.'» (Internet Haber) haberi.
° 28 Haziran 2007 tarihli «Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Abdullah Öcalan'a «Sayın» dediği için hakkında takipsizlik kararı veren, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararını bozdu.» (Haber Vitrini) haberi.
° 14 Temmuz 2007 tarihli BALIKESİR'de köy kahvesinde seçim propagandası yapan AKP Milletvekili İsmail Özgül'e «dokunulmazlıklar", «PETKİM satışı» ve «Başbakan'ın oğlunun gemi alması» konusunda sorular yöneltenlerin evleri, aynı toplantıda bulunan Erdek Belediye Başkanı AKP'li Hüseyin Sarı tarafından, bir gün sonra «kaçak» olduğu gerekçesiyle mühürletildi. (Hür Haber) haberi.
° 19 Ocak 2008 tarihli «AKP'li Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Özak'ın oğlu Mehmet Akif Özak da bardakta mısır işine girdi.» (Milliyet Gazetesi) haberi.

YUNANLILARIN, RUMLARIN VE ERMENİLERİN İSTEĞIYLE
301. MADDE DEĞİŞTİRİLİYOR!

° Güleryüzlülük, dürüstlük, hoşgörü, sevgi, merhamet, adalet, yardım ve dayanışma insan olmanın temel unsurlarıdır.

Vatandaşlık hukukunu, konuşma hakkını ceza ile söndürmek İslam'la, insanlıkla, adaletle bağdaşıyor mu?
° 10 Ekim 2007 tarihinde Anka Haber Ajansınca gazetelere yansıyan «AKP li belediyede imar skandalı» başlıklı haber...
° 13 Kasım 2007 tarihli «Kral'ın ziyareti diplomatik skandal : CHP, Gül'ün Suudi Arabistan Kralı Abdullah'ı otelde ziyaret etmesini eleştirirken, MHP, Cumhurbaşkanı'nın yaklaşım tarzı onurumuzu zedeledi» dedi, (Milliyet Gazetesi) haberi.
° Suudi Arabistan Kralı, ülkesinde Fransız Cumhurbaşkanı Sarkozy'i havaalanında karşılarken bizimkiler nasıl karşılıyorlar veya nasıl karşılanıyorlar? (Ocak 2008)
° 14 Kasım 2007 tarihli «AKP'li belediye başkanının nikahını kıydığı kadınla aşk yaşadığı ortaya çıktı» haberi. (Vatan Gazetesi)
° 16 Kasım 2007 tarihli «AKP'yi karıştıran fuhuş skandalı : 4 AKP'li, TEDAŞ misafirhanesine hayat kadını sokmaya kalktı» (İstanbul Haber)haberi
° 19 Aralık 2007 tarihli «AK Parti İstanbul'da skandal» başlıklı tüyleri ürperten haber (Haber 50)
° 06.12.2007 tarihli «Tekel yolsuzluğu ile ilgili suç duyurusu : CHP, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın oğlu Abdullah Unakıtan'ın ortağı olduğu A.B. Gıda Firması'nın adının karıştığı TEKEL yolsuzluğu ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunuyor.» (ANKA Haber Ajansı) haberi.
°11 Ocak 2008 tarihli «81 il valisi hakkında suç duyurusu : Eğitim ve Bilim İş görenleri Sendikası (Eğitim-İş), Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama Yönetmeliği'nin Danıştay tarafından iptal edilmesine karşın, atamaları vekaleten yapan valiler hakkında suç duyurusunda bulundu. » (Hürriyet Gazetesi) haberi.
° Hrant Dink, 13 Şubat 2004'te yayımlanan bir makalesindeki «Türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur. » sözleri nedeniyle 301. maddeden «Türklüğe hakaret" suçlamasıyla yargılandı ve aksi yönde verilen bilirkişi raporuna rağmen 6 ay hapis cezası aldı ancak cezası ertelendi.
° 19 Ocak 2008 tarihli : «Katil devlet» diye bağırdılar... Gazeteci Hrant Dink'in «karanlık» bir suikaste kurban gitmesinin 1. yıldönümünde Agos gazetesi önünde düzenlenen tören, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne hakaret ve saldırıya dönüştü. İstanbul Şişli'de toplanan kalabalığın arasına karışan göstericilerden bazıları «Katil devlet» sloganları attı. (Yeniçağ Gazetesi) haberi.

AKP KAPATILMALI... YÖNETİCİLERI
VE DESTEKÇİLERİ YARGILANMALIDIR!

° AKP'li yöneticiler veya benzerleri, Peygamberimizin (S.A.) : «Kişi, arkadaşının meşrebindedir. Sizden her biriniz kimlerle ve hangi meşrepteki insanlarla dostluk kurduğuna dikkat etsin.» (6) sözüne aykırı olarak hangi medeniyetlerle niçin ittifak etmeye çalıştıklarını açıklayabilecekler mi?

°İstismar kelimesi «sömürü» ile aynı mânâda kullanılmaktadır. İstismar Arapça'da «semerelendirme», yahut faydalı hale getirme demektir, bununla beraber, hususî bir mânâ kazandırılarak, bazılarının, bazı insanların ve zümrelerin emeklerini, güçlerini, maddî ve manevî varlıklarını, haksız yere kendi menfaatleri istikametinde kullanmaları biçiminde de düşünülmektedir. (7)
° Siyasi simge olsa ne olur diye düşünmeden taşınmadan söylediğiniz söz sizi türlü türlü sıkıntıların içine sokabilir :
Şimdiden kimin başına ne takacağınızı, kimin eline ne vereceğinizi, kimin üstüne ne giydireceğinizi biliyor musunuz?

° 14 Ocak 2008 tarihinde «medeniyetler ittifakı» toplantısına katılmak üzere İspanya'ya giden Recep Tayyip Erdoğan orada türbanla ilgili bize hayal kırıklığı yaşatan çeşitli açıklamalar yaptı.
«Siyasi simge olsa ne olur?» «Simgelere, Sembollere Yasak Getirebilir misiniz?»
«İspanya'da 'Türban Siyasi Simge Olsa Suç Mu? Sembollere Yasak Getirilir Mi? » Şeklinde Açıklama Yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Hakkında Avukat Mahmut Tanal Savcılığa Suç Duyurusunda Bulundu.
Prof. Dr. Baskın Oran, Türbanın Hem İnanç Hem de Siyasi Simge Olduğunu Söyledi. Prof. Dr. Oran, Dini Ve Siyasi Simgelerin Hiç Bir Avrupa Ülkesinde Yasaklanmadığını Belirtti. (16.01.2008)
Kama (kirpan), peçe, haç (le croix), rahip takkesi (la calotte), takke (la kippa), başlık (la coiffe), tesbih, sarık, cüppe ve seccade gibi dini sembol ve eşya taşımak AKP sayesinde artık hiçbir yerde yadırganmayacak...
Yarın bir teröristler kendi sembolleriyle ortaya çıkarlarsa, onlarla okullara girmek isterlerse sembollere yasak getirebilir misiniz, diyerek onların haklılıklarını mı savunacaksınız?
Bunlar okullara ve kamusal alanlara barış getirme niyetindeler... Yarın peçe gibi dini sembollerle okullara, kamusal alanlara gelenler olursa ortaya çıkacak gelişmeler, ortaya çıkacak gerginlikler AKP'lilerin işlerine yarıyacak... Onlar süresiz iktidarda kalma yolunun bu serbestliklerden, din ticareti yapmaktan geçtiğini gayet iyi biliyorlar...

° 18 Mayıs 2006 tarihinde aralarında New York Times gibi ünlü gazetenin de bulunduğu dünya basını tarafından : Türkiye'de «Türban yüzünden cinayet işlendi» diye duyurulan vahim olay çabuk unutuldu.
Danıştay üyelerinden hakim Mustafa Yücel Özbilgin'in yaşamını yitirdiği 4 yargıcın da yaralandığı Ankara'daki saldırı dünya basınında geniş yankı bulmuştu.
«Bakınız, Meydan Larousse'a göre, moda deyimi, her çeşit yumuşak kumaştan kenarsız kadın başlığı, Türkçesi tülbent, Fransızcası türban. Başörtüsü yine Meydan Larousse'ta kadınların saçlarını kapamak için başlarına örttükleri işlemeli veya düz eşarp. Bunları ben söylemiyorum Meydan Larousse söylüyor. Türk Dil Kurumu ve Dil Derneği sözlüklerine göre, türban, ince kumaştan yapılmış başı sıkıca kavrayan bir başörtüsüdür. Başörtüsü ise kadınların saçlarını örtmek için kullandıkları örtü, eşarp...» (17 Ocak 2008)
Pekiyi sözlüklerdeki karşılığı nedir?
Turban : Sarık (Büyük Fransızca - Türkçe Sözlük, Tahsin Saraç, Adam Yayınları, Eylül 1989 Sayfa : 1142)
Turban : Sarık, türban (Söylenişli Fransızca - Türkçe Sözlük, Nijat Özön, İnkılâp Kitabevi, 1988, Sayfa : 693)
Yani tülbent değil, genellikle tülbentten yapılan sarık... anlamına geliyor.
Recep Tayyip Erdoğan bu açıklamalar için neden İspanya'yı seçti? Üstü örtülmesi istenen başka konular mı var? Yoksa yeni bir gündem için bu bir yol mu?

Fransa'da 70 Öğretmen liselerde başörtüsüne karşı grev kararı aldı

° 3 Mart 2004 tarihinde 5 milyon Müslüman'ın yaşadığı Fransa'da çıkarılan bir kanunla okullarda dini sembol taşıma ve başörtüsü yasaklandı.
2004, Eylül ayında okulların açılmasıyla birlikte bu kanun uygulamaya konuldu. 639 öğrenci başörtülerini çıkararak öğrenciliklerini sürdürdü. 41 öğrenci mahkemelere başvurdu. 17 öğrenci de özel okullara kayıtlarını yaptırdı.

Abdullah Thorez ve kız kardeşi

Bundan önce Müslümanları meydanlara döken İslam'ın Sesi Derneği yöneticisi Gabtani ve Eski Komünist Partisi kurucularından Maurice Thorez'in Müslüman torunları Abdullah Thorez ve kız kardeşi «gerginliğe sebep oldukları ve toplum düzenine olumsuz etki yaptıkları gerekçeleriyle» güvenlik güçleri tarafından değişik yöntemlerle susturuldu.
O zamanlar İslam'ın Sesi kuruluşunun Fransa'da yaptığı din istismarcılığını bugün Türkiye'de AKP iktidar olma gücü kullanarak yapmaktadır.
Acil olarak AKP'nin de «gerginliğe sebep oldukları ve toplum düzenine olumsuz etki yaptıkları gerekçeleriyle» kapatılması gereklidir.

Medeniyetler ittifakı adı altında yapılan toplantıdan önce yapılması gereken bütün işler : Terör, işsizlik, hırsızlık ve yolsuzluk gibi yüzlerce konu halledildi de mi gidildi oralara? Türbanlı ve türbansız diye Müslümanlar arasında ayırımcılık yapmanın ülkemize ne faydası olabilir? Sık sık bu konunun gündeme getirilmesinde eğer kötü niyet yoksa, amaç nedir?
Prof. Dr. Oran'ın, «Dini Ve Siyasi Simgelerin Hiç Bir Avrupa Ülkesinde Yasaklanmadığı» şeklindeki açıklaması da doğru değil! Fransa'da yaşayan bir kişi olarak bunun gerçek dışı olduğunu belgelerle gösterebilirim.
Yani Avrupa'daki gerçekler uzaktan göründüğü gibi değil!
Bizim tek gördüğüm şey başörtüsüyle türban birbirine karıştırılıyor. Ve %99'u Müslüman olan ülkemizde bu konu politik sömürü malzemesi olarak kullanılıyor... Bu durum hayal kırıklığı yaşatmıyor mu size?

SUSARAK DESTEK OLMAK YA DA
«SALLA BAŞINI AL MAAŞINI» DEMEK!

° Okullarda 45 Türkçe kelimenin yasaklanması, Türk Askerinin başına çuval geçirilmesi, Amacı oldukça karanlık olan «Dinler arası diyalog» projesine destek verilmesi,
° Recep Tayyip ERDOĞAN'ın «Kahraman(!) Amerikan askerlerinin sağ salim ülkelerine dönmeleri için dua ediyorum. » şeklindeki Irak'ta Müslüman'ları katleden Amerika'lı askerlere gösterdiği yakınlık veya hassasiyet.
Yani 665 bin Müslüman'ı şehit eden Amerikalı askerlerin burunlarının kanamasını dahi istemiyor. Recep Tayyip ERDOĞAN bu haliyle kimin tarafında yer aldığını gizlemiyor. AKP'den aday olanlar veya AKP'yi destekleyenler de onun söz ve tavırlarına onay vermiş oluyorlar. O zaman nerede kaldı bunların Müslüman kimlikleri?
° 12 Ekim 2006 tarihli açıklamalara göre «Irak'ta 655 bin kişi ölmüş... 11 doktorun araştırmasına göre de ölenlerin sayısı sanıldığından kat kat fazla. Kurbanların yüzde 56'sı ateşli silahlarla, yüzde 14'ü patlamalar sebebiyle, yüzde 31'i işgal güçlerinin operasyonları ya da bombardımanlarıyla öldürülmüş.» (Radikal Gazetesi) haberi.
° 20.01.2008 tarihli : «Üniversite hastanelerinin hemen hemen hepsi batık durumda. Ege Üniversitesi, Cerrahpaşa Hastanesi, İbn-i Sina Hastanesi gibi yüzlerce hastanelerimizde acil durumlar hariç parasızlık yüzünden ameliyat yapılamamaktadır. Yani AKP yöneticileri bu hastanelerimize para vermemektedir... » (Avrasya Televizyonu) haberi.
° Devlet kurumu olan TRT tamamen tarafsızlıktan uzaklaştırılarak AKP'nin yayın organı haline getirilmiştir.
° DTP'li Tuncel: «Türkiye Bölünebilir, Türkiye'de ciddi bir bölünme fobisi var. Bu korkuyla en küçük kültürel talepler bile terörize ediliyor. Bu korkunun devam etmesi durumunda yarın o bölünme de gerçekleşebilir.» (Aktif Haber, 20 Ocak 2008)

DEĞERLER BUDANIRKEN...

° Ahvaz'da (Irak) doğan tıp ilminin ünlülerinden ve ilk kanser ameliyatını gerçekleştiren Ali bin Abbas (974 - ) (8)
° Basra'da doğup Mısıra giden fizikçi, astronom ve matematikçi İbn-i Heysem (965 - 1051). (9)
gibi yüzlerce ilim adamını yetiştiren Irak'ta oynanan oyunlara «eş başkanlık» yapmak işlenen suçlara ve katliamlara ortaklık yapmak anlamına gelmez mi? Orada türbelerin bombalanması, tarihin yok edilmesi, insanların ve kültürün katledilmesi sizce hiç anlam taşımıyor mu?

ATATÜRK DÜŞMANLIĞI VE
CUMHURİYET ALEYHTARLIĞI

° Bölünerek değil, birleşerek... Zıtlaşarak değil, kaynaşarak... Yürek ve gönül birliğiyle birbirimizle kucaklaşmak hedefimiz olmadır.

° İnsanı, maddi ve objektif kriterlerle değerlendirmeye kalkıştınız mı, onu alçaltırsınız, insanın kas gücü, bir beygirden daha azdır. Maddi elementler bakımından değeri otuz-kırk kilogram gübreye eşittir. Protein değeri bakımından bir koyundan daha az para eder. (10)

° İstismarın istismarı : Esefle itiraf edelim ki, insanlık alemini ve ilişkilerii incelediğimiz zaman, kazanılmış hakların yanında gasbedilmiş haklara şerefle temsil edilen makam ve mevkilerin yanında çalınmış makam ve mevkilere, alın teri ve helâl kazançla ulaşılmış mal ve mülklerin yanında hile ve gayrimeşru yollarla ele geçirilmiş mal ve mülklere, yerde sürünen devlere, yükselmiş cücelere, sömüre sömüre balon gibi olmuş sülüklere, sömürüle sömürüle iskelete dönmüş kişilere, ailelere, sınıflara, milletlere ve devletlere rastlıyoruz.(11)

° Çıkarılan imar yasasına eklenen bir madde ile «cami» ibaresi yerine «ibadethane» kavramı getirilerek, kilise evlerinin açılmasına yol verildi. İmar mevzuatı ile cami açılması zorlaştırılırken, hatta Türkiye'de 70 bin cami tasarruf bahanesi ile 40 bine indirilmesi kararlaştırılırken, bugüne kadar 40 bine yakın sayıda kilise evi açılması.
° Türkiye silahsız işgal altında... Türkiye'deki sigorta şirketlerinin %80'i yabancıların elinde (Sadettin Tantan, Tempo Tv, 17.01.2008)
° Atatürk Orman Çiftliği 1925 yılında Cumhuriyet ve çağdaşlaşmanın sembolü olan başkent Ankara'nın yanı başına kuruldu. Amaç, Ankara halkına, topluca yararlanabileceği dinlenme ve eğlenme alanları sağlamak ve ülkemize de, örnek ve modern bir tarım işletmesi kazandırmaktı. Çiftlik kuruluşundan itibaren hızla büyüdü. Çiftliğe ait toprakların satın alınmasındaki temel kaynak, Atatürk'ün kişisel tasarrufları idi. Ancak, bu konu çiftliğin kuruluşundan bugüne kadar hiçbir zaman sorun olmadı. Zira çiftlik bir kamu malı gibi gelişti, büyüdü, korundu ve kamu işletmesi gibi yönetildi. Öyle ki, Atatürk'ün sağlığında çiftliğin ürünleri Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nce parası karşılığı satın alındı. 1937'de de Çiftlik Atatürk'çe bağış senedinde gösterilen şartlarla Hazine'ye bağışlandı.
Şimdi ise Atatürk'ün kurduğu, ya da isminin bulunduğu bütün kurumlar gibi burası da tarihten AKP eliyle silinmek isteniyor. Atatürk Orman Çiftliği, sahibi, kurucusu ve koruyucusu büyük Ata'nın ölümünden sonra çeşitli kanunlarla ve idari kararlarla her anlamda yağmalandı. Çiftlik, sahip olduğu arazinin beşte ikisini kaybetti, daraldı ve küçüldü. Devletçe kötü yönetildi. Çiftlik, işlevinin önemli bir bölümünü yapamaz hale geldi. (.....) Daha önce yapılanlar yetmedi. Çiftliğe son bir darbe daha vurularak çiftliğin yok edilmesinin hukuki temelleri atıldı. Atatürk Orman Çiftliği'nin bugünkü hukuki statüsünü belirleyen 24 Mart 1950 tarihli ve 5659 Sayılı Kuruluş Yasası'na 21 Haziran 2006 tarihinde eklenen bir ek madde ile çiftlik Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne teslim edildi. (Güven DİNÇER, Emekli Anayasa Mahkemesi Başkanvekili, Cumartesi, 03 Mart 2007)
Sümerbank'ın kapanmasına sebep olanlardan olumlu şeyler beklemek mümkün mü? Bizlere hayal kırıklığı yaşata yaşata bugüne geldiler... İslam'da olmayan bu görüntüleriyle, ABD yanlısı, batı kapılarında kendilerini tanımlama tersliklerine
rağmen bir kilo un, iki kilo bulgur karşılığında onlara rey verenlerden de vatan savunması yolunda duyarlılık beklemiyoruz.
Bu haberleri alt alta koyun ve geçmişle karşılaştırın. Recep Tayyip ERDOĞAN'ın 11 Ocak 2008 cuma günü televizyonlardan ifade etttiği : « Bugüne kadar milletimize hayal kırıklığı yaşatmadık!» sözünün aksine AKP'nin olumsuzluklarla farklılığını ve hepimize hayal kırıklıkları yaşatmış olduğunu yüzlerce örnekle görmüş olacaksınız!

Faydalanılan kaynaklar :

(1) İlahi Nizam, İmam-ı Gazali, Fatih Yayınevi, 1969, sayfa 80
(2-3) İlahi Nizam, İmam-ı Gazali, Fatih Yayınevi, 1969, sayfa 119
(4) Türk İslam Ülküsü, S. Ahmet Arvasi, Ocak Yayınları, 2. Baskı, 1982, Sayfa 35
(5) İlahi Nizam, İmam-ı Gazali, Fatih Yayınevi, 1969, sayfa 101
(6) İlahi Nizam, İmam-ı Gazali, Fatih Yayınevi, 1969, sayfa 257
(7) Türk İslam Ülküsü, S. Ahmet Arvasi, Ocak Yayınları, 2. Baskı, 1982, Sayfa 34
(8) Yeni bir bakış açısıyla ilim ve din 1, Prof. Dr. İrfan Yılmaz, Doç. Dr. İ. Hakkı İhsanoğlu, Selim Aydın, Fırat Bozer, Nevzat Bayhan, İhsan İnal, Zaman Yayınları, İstanbul 1998, Sayfa 337
(9) Yeni bir bakış açısıyla ilim ve din 1, Prof. Dr. İrfan Yılmaz, Doç. Dr. İ. Hakkı İhsanoğlu, Selim Aydın, Fırat Bozer, Nevzat Bayhan, İhsan İnal, Zaman Yayınları, İstanbul 1998, Sayfa 342
(10) Türk İslam Ülküsü, S. Ahmet Arvasi, Ocak Yayınları, 2. Baskı, 1982, Sayfa 43
(11) Türk İslam Ülküsü, S. Ahmet Arvasi, Ocak Yayınları, 2. Baskı, 1982, Sayfa 38

Veli Kalli - Paris - 01 - 2008

 

 

             Düşünce ve yorumlarınız için bize ulaşın                                                                                                      contact@francoturc.fr      

Her hakkı saklıdır- Goussainville ülkü ocağı

                                               

    

 

  Temel Fikralari

 

TELEVİZYON YAYINLARI

TBMM TV YAYINI

Türkiye ve dünya Radyo-Televizyonları

Kısa Kısa

 Yabancılar niçin Türkiyeden toprak satın alıyor- İşgaller ve küresel ısınma

Susuzuz  yaşam olmaz 

Dünyada bir seyahat
Bir Türk Ninesinden Ninni Ziyafeti