Ana Sayfa                 Türkiye ve  Türklük           İslam ve Gelenekler           Ülkücü Hareket              Basindan         Spor

E

  E-Posta                                                                                                 TÜRKLERİN KÜLTÜR SİTESİ  

Türk Federasyon ve bağlı tüm dernekler, acı günde tatlı günde tüm yıl boyu Türk vatandaşının yanındadır, Türk Federasyon Goussainville Türk Fransız dostluk derneği, yeni dönem çalışmalarına başlamıştır, her türlü resmi işlerinizde yanınzdadır, TÜRK VE FRANSIZCA DİL KURSUMUZ BAŞLAMIŞTIR, ANPE den gelen yeni katılımcılar için  kayıt almaya devam ediyoruz. Goussainville ve çevresindeki tüm Okullarda türkçe tercümanlık çalışmalarımız devam ediyor
Ocak videolari
Dini Konular

Veda Hutbesi

Özlü sözler

Basın: Türk Fransız

   

 
Resim Galerisi
Fransizca dil kursu
Türkçe Fransızca sözlük

 

OĞUZ KAĞAN'IN DUASI
 

 

 

 

 

Ali AKKAYA                                                                                     Paris/Clichy  Ülkü Ocağı dernek Başkanı

 

ŞEN OLA DÜĞÜN ŞEN OLA…

 DÜĞÜNLERİMİZ… fark etmediğimiz, düşünmediğimiz önemli bir konu…

“Gurbette düğün döğüm olur” demiş eskiler…

Artık gurbette düğün; yas günü, döğünmek günü değildir…

“Almanya acı vatan” diye destanlar, şiirler söylenirmiş kırk yıl önce…

Şimdi gurbet ikinci vatanımız oldu…

“Vatan; doğduğun toprak mı, doyduğun toprak mı?..” sorusu bitti…

Avrupa’da doğan, Avrupa’da doyan bir Türk nesli var şimdi karşımızda…

Avrupa’da doğan, Avrupa’da doyan bu nesil aynı zamanda Avrupalı…

Yani Avrupa vatandaşı….

Avrupa’da büyüyor, Avrupa’da okuyor, Avrupa’da iş güç sahibi oluyor…

Doğal olarak da Avrupa’da evleniyor, Avrupa’da düğün yapıyor…

Ancak Avrupa’da düğünlerimiz üzerinde düşünmemiz gerekiyor:

 

Evlenmek her müslümana hem farz, hem sünnettir…

Düğün etmek, eğlenmek de hem töredir, hem sünnettir…

Demek ki düğünlerimiz töremizi yaşamak için bir fırsattır…

Demek ki düğünlerimiz; aynı zamanda bir sünneti yaşatmaktır…

Yani düğünlerimiz; Türk-İslâm ruhunu yaşatmaya da bir vesiledir…

Düğün de bir çeşit ibadettir.

O sebepten düğünlerimiz üzerinde düşünmek gerekiyor…

Evlenmek hem farz, hem sünnet dedik…

Eğlenmek ise sünnet… 

Peki düğünlerde su gibi alkol dağıtmak neyin nesi?..

Farz olan, sünnet olan bir merasime haram karıştırmak….

Bu kötü ve yanlış adeti silmemiz gerekir…

Bunun lâmı-cimi yok; “Alkol haramdır” bilmemiz gerekir….

Alkol akıl, beden ve ruh sağlığına da zararlı…

Sadece dinin yasağı açısından değil…

Hem israftan kurtulmak için,

Hem de aklımızı, bedenimizi ve ruhumuzu korumak için,

Düğünlerden alkol ikramını kaldırmamız gerekir…

 

Bir başka konu:

Hem düğün sahipleri, hem davetliler açısından,

Düğünler çekilmez külfet olmamalı…

Çevresi geniş veya cemiyetlerde yönetici olan dostlarımızdan,

Takı masraflarının ağırlığından şikayetler duymuşuzdur… 

Teşkilatlarımız adına davet edildiğimiz düğünlere

Bayrak, Kur’an ve genç evlilere rehber kitaplar hediye etmeliyiz…

Böylesi hem daha manâlı, daha faydalı; hem de israf değil… 

Düğünler; hayata yeni atılan gençlere maddî manevî destektir…

Ölçüyü kaçırmamak, orta yolu bulmak, itidalli olmak şartıyla…

Hediyeleşmek güzeldir…

Yardımlaşmak güzeldir…

Fakat gücümüz ve imkânlarımız nisbetinde… 

Evlilik bir şirket değildir…

Genç evlilere yapılacak yardım da şirketten hisse almak değildir…

Bir insanî  ve toplumsal yardımlaşma, dayanışmadır takı takmak…

Törelerin yaşatılması, yeni ocakların yakılmasına katkıdır, destektir… 

Düğünlerimizde eğlencelerimiz de daha Türkçe olmalı…

Halaylar, barlar, horonlar, zeybekler, yöresel oyunlar…

Seçilen oyun havalar, türküler; hepsi vatan havasını yansıtmalı…

Bazen düğün salonları disco-bar havasına bürünüyor…

Sanki düğüne değil; Avrupa’da bir Türk diskoteğine gitmişsin… 

Elbette yöresel farklılıklar, yöresel renkler düğünde belli olur…

Bir Trabzonlu Lâz uşağın düğünündeki müzik ve oyunlar,

Bir Urfalı Keko’nun düğünündekinden farklıdır…

Fakat oynayabildikleri, dinleyebildikleri ortak parçalar da olmalı… 

Anadolu mayasını ruhuna sindiren ve Türk-İslâm coğrafyasını kucaklayan

Ülkücü anlayış bu konuda rehberimiz olmalı….

Hepimizi hüzünlendiren bir Yemen türküsü…

Hepimizi hoplatan bir Konya havası…

Hatta gençleri çıldırtan bir Kolbastı…

Ortak paydalarımız o kadar çok ki…

Keşke düğünlerimizde de ortak paydalarımızı ortaya koyabilsek daha çok…

O zaman dostluk, kardeşlik kapılarının ardına kadar açıldığını göreceğiz…

Coğrafî farklılıkların, etnik ayrılıkların ötesinde;

Bizi bir araya getiren, bizi beraber yaşamaya mecbur ve mahkûm eden

Esas kimliğimizi fark edeceğiz böylece…

“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap” olduğunu fark edeceğiz… 

Düğünler; dostlarla, hemşerilerle buluşma, kaynaşma günlerimiz…

Düğünler; sevinci, mutluluğu paylaşma anlarımız…

Düğünler; gurbette Türk kimliğimizi yaşama ve yaşatma şölenlerimiz…

Düğünler; yeni bir umudun, yeni bir ocağın temellerinin atılması….

Düğünler; bizi biz yapan değerlerin sergilenmesi, takdim edilmesi… 

Keşke; çalgıcıları, sunumcuları, organizatörleri ve evlenecekleri

Ortak bir eğitimden geçirebilsek… 

Yanlışlarımızdan temizlenebilsek,

Doğru ve güzel olan töreleri ruhunu hissederek, daha çok yayabilsek… 

Biz Fransa Türk Federasyon ve Paris Ülkü Ocağı olarak

Gençlerimize millî oyunlarımızı öğretmeye çalışıyoruz..

Türkiye’den gelen bir usta öğreticimizin denetiminde ekip kurduk…

Düğünlerde, törenlerde, bayramlarda bizi temsil ediyorlar…

Halk oyunları ekibimiz gelecek yıllar daha da güçlenecek inşallah!.. 

“Evlenenle ev alana Allah da yardım eder” derler…

Evleneceklere Allah kolaylıklar nasip etsin…

Türk Kültür Şöleni gibi düğünlerde buluşmak ümidiyle

Avrupadaki genç evlilerimize de mutlulular dileriz…

 

Ali AKKAYA,                                                                     6 Mayıs 2009 Paris-Clichy Sous Bois Ülkü Ocağı Başkanı