E-Posta                                                                                            

TÜRKLERİN KÜLTÜR SİTESİ                   

Türk Federasyon ve bağlı tüm dernekler, acı günde tatlı günde tüm yıl boyu Türk vatandaşının yanındadır, Türk Federasyon Goussainville Türk Fransız dostluk derneği, yeni dönem çalışmalarına başlamıştır, her türlü resmi işlerinizde yanınzdadır, TÜRK VE FRANSIZCA DİL KURSUMUZ BAŞLAMIŞTIR, ANPE den gelen yeni katılımcılar için  kayıt almaya devam ediyoruz. Goussainville ve çevresindeki tüm Okullarda türkçe tercümanlık çalışmalarımız devam ediyor
Ocak videolari
Çizgi  Filimler

Veda Hutbesi

Özlü sözler

Basın: Türk Fransız

   

Resim Galerisi

Fransizca dil kursu

TÜRK'ÇE-FRANSIZ'CA SÖZLÜK

 

Şuayip ÇINGI suayip@francoturc95.com

Birlik ve berarberl...        

Hasan TÜLKAY
Fransız Milli eğitimi ....

Galip AYATA
Hoca
Şiirlerle, Unutulan sözler


Yusuf  TÜYSÜZ
                   Çanakkale
Tolga TÜRKÖZ
Değerli Gönüldaşlarım
İslam ÇINGI
Hayat ve gençlik

 

TÜRK BÜYÜKLERİ


 Hasan TÜLKAY hasantulkay@hotmail.com -            babaturk@mynet.com

ACABA KIYAMET PROVASI MI?..

         Ağzımıza sakız olan yeni bir lâf: “Küresel ısınma…”

         Doğrusu küresel ısınma nedir, neden olur, nasıl olur; ben de tam bilmiyorum. Bu yaz boyunca Fransa’da yağmursuz gün geçmezken; Türkiye susuzluktan kavruldu.

         10 Eylül 2007 Çarşamba.. Öğle ezanının okunduğu saatlerde bile termometre termometre gölgede 29 dereceyi gösteriyor. Demek ki güneşte 34 derece civarında.. Turistler Akdeniz’in ılık sularında… Oruçlu olmasam ben de Konyaltı sahilinde olurdum muhakkak…

         Esas lâfı getireceğim yer deniz muhabbeti değil çevre felâketi…

         Barajlarımız kuruyor…

         Sularımız çekiliyor…

         İki kıtanın gerdanlığı İstanbul, başkentimiz Ankara, hatta yeşil Bursamız bile susuzluk tehditiyle karşı karşıya…

         Tehlike sadece sularımızın azalması değil..

         Toprak kirleniyor…

         Hava kirleniyor…

         Tabiatı ağır ağır intihara sürüklüyoruz…

         Ozon tabakası delinmiş…

         Denizler çölleşiyor…

         Büyük şehirlerde adetâ zehir soluyoruz…

         Kalkınma için tek çare sanayileşme tarım arazilerini yok ediyor…

         Apartmanlaşma yeşil alanlarımızı azaltıyor…

         Yirmi-otuz yıl sonra tehlikenin boyutlarına dair  korkunç felâket senaryoları yazılıyor. İnternete filmler, yazılar, slayt (saydam fotoğraf) gösterileriyle çevre konusuna dikkat çekiliyor…

         Buna rağmen sanki değişen bir şey yok gibi…

         Fakat bu doğa (tabiat) yıkımından daha büyük insanî felâketler de var, dikkatlerden kaçırılıyor:

         İnsanın insana kul olduğu bir çağda yaşıyoruz!..

         İnsanın yalana kul olduğu bir çağda yaşıyoruz!..

         İnsan insan tarafından robotlaştırılıyor, köle gibi kullanılıyor. Modern (Çağdaş) köleliğin bir boyutu da bu.. Emeğin sömürülmesi, insanın istismar vasıtası edilmesi… Eskiden yıkıcı bir ideoloji adına da olsa, komünistler bu istismarı durdurmaya  çalışırlardı. Komünizm; kapitalizm canavarına fren vazifesi görüyor, biraz yumuşatıyordu. SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği) dağıldıktan sonra; başını ABD’deki Yahudi blokun çektiği sermaye rakipsiz küresel güç haline geldi. Sömürü hesaplarına göre dünyaya hükmediyorlar..

Silah tüccarlarının, yer altı dünyasının oyunlarıyla kardeş halklar birbirine düşürülüyor. Milyonlarca insanla kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyorlar. Binlerce katil, binlerce maktul; evinden, yurdundan olan milyonlarca göçmen… Eşsiz, anasız, babasız, kör, topal, sakat, akıl hastası, yaralı bir insanlık kütlesi…

Irmaklar kuruyor!..

Barajlar çekiliyor!..

Göller buharlaşıp kayboluyor!..

Havada oksijen azalıyor!..

Ozon tabakası deliniyor!..

Hormonlu etler!..

Kimyasal silahlar!..

Kara Afrika’da, Latin Amerika’da, Ortadoğu’da sefalet… savaşlar, iç savaşlar, mezhep kavgaları, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri… Vietnam’da, Kore’de, Bosna’da, Karabağ’da, Irak’ta, Afganistan’da, Filistin’de, Türkistan’da yaşanan vahşetler!..

İşte çağdaş dünyanın pislikleri..

Sanki pis bir kıyamet provası yaşıyoruz…

Bu kıyametten kendimizi koruma ve insanlığı kurtarma adına; ülkücü olmak, ülkücülüğün muhtevasını doldurmak zorundayız… 

(Eylül2007) Hasan TÜLKA

         YAZARIN DİĞER YAZILARI

ACABA KIYAMET PROVASIMI

   FRANSIZ MİLLİ EĞİTİM HAKKINDA NOTLAR

SIHHATLİ DÜŞÜNEBİLMEK

DÜŞÜNMEKTEN KORKMA

ÜLKÜCÜ MODA RÜZGARINA KAPILMAZ

MEDYA DÜNYASI

MİZAHA DAİR

                      ÜLKÜCÜLÜK, ÇAĞDAŞ KÖLELİĞE REDDİYEDİR         

HEPİMİZ ÇAĞDAŞ KÖLELERİZ  

     KENDİMİZE GELELİM-  KENDİMİZ OLALIM

DOLDURUŞA GELMEYELİM..

MEDYA DÜNYASINDA HERŞEY SAHTE

BİZE NE OLDU

    ÜLKÜCÜLÜK KENDİNİ BİLMEKTİR -1-

    ÜLKÜCÜLÜK KENDİNİ BİLMEKTİR -2-

    ÜLKÜCÜLÜK KENDİNİ BİLMEKTİR -3-

     BİSMİLLAH            

                      Ana sayfaya dön                     

 

 

  


   DİLİNE SAHİP ÇIK 

Dernekler

 ÖNEMLİ ADRESLER

ÖNEMLİ LİNKLER

TÜRK-FRANSIZ SİYASİ PARTİLERİ

Ermeni Meselesi

Ermeni Sorunu.gen.tr

Mersin Universitesi

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı

       ÇİLE                            N.Fazıl KISAKÜREK

         TÜRK KIZI  

 

  Temel Fikralari

 
 

TBMM TV YAYINI

Türkiye ve dünya Radyo-Televizyonları

Bir Türk Ninesinden Ninni Ziyafeti