BİSMİLLAH
Tam çeyrek asır
öncesi de böyle başlamıştım yazmaya
"Besmeleyle çıktım
yola
Selam verdim sağa
sola
diyerek.. Umutla, inançla, imanla,
heyecanla
Ülkücü olmanın
verdiği zaptedilmez coşkuyla!..Antalyada İhsaniye
Köyü İlkokulu Kitaplık ve Yayın Kolu Bülteni,
Fransada ise Romans (26100) Türk Okul Aile Birliği Yayını
olarak devam ettiğim TOMURCUK toplam 99 sayı çıkabildi.Dalya
demek, yüzlemek nasip olmadı.Belki bunda da güzel bir
tevafuk vardır diye teselli bulmuşumdur: Malûm
doksandokuz deyince Esma-ül-Hüsnayı, Allahın güzel
isimlerini hatırlarız.
Dile kolay; tam yirmibeş yıl
sonra, hem de yine bir güz günü, bıraktığım
yerden yazmaya devam edeceğim. O zamanlar teknik ve maddî
imkânlarımız çok kısıtlıydı.
TOMURCUK binbir zahmetle elde hazırlanıyor, üç-beşyüz
arasında fotokopi ile çoğaltılıyordu.Şimdi
ise bilgisayar dediğimiz sihirli alet sayesinde sesimizi bütün
dünyaya duyurabiliyoruz. Arayan, özleyen, merak eden herkesin
bir şekilde bize ulaşması, sesimizi duyması mümkün
Yani
tiraj kaygımız yok
Zaten tiraj için yazmayacağız..
Şöyle desinler, böyle desinler diye de yazmayacağız
Otuz üç yıllık
eğitimcilik ve kâlübelâda kader hattımıza işlenmiş
ülkücülük sıfatımızın tecrübesi ile, aklımızın
ve yüreğimizin sesine kulak vermeye çalışacağız.
Âkil adamları örnek alacağız, fakat vicdanımıza
danışmadan tek kelime etmeyeceğiz.Gençlere ders
verir gibi konuşmayacağız; çünkü gençlerin şunu
şöyle yap bunu böyle yaptan pek hoşlanmadıklarını
biliyoruz. Daha çok akıl satmayacağız, halleşeceğiz,
sohbet edeceğiz.
Eskiler derlerdi ki; "Hâl ile göstermek kaâl ile
anlatmaktan evlâdır.
Gençlerin anlayacağı
dille; hayatımızla, yaşayışımızla
örnek olmak sözle anlatmaktan daha faydalıdır. Zaten
özü sözü bir olmayanın sözü de tesir etmez. Denizin üstüne
yazı yazar gibi emeği boşa gider. Halimizi kaâl
ile ifade etmeye çalışacağız.
Öncelikle gurbeti olmayan gurbetçi gençlerimizi hesap ederek
yazacağım.
Fakat; Ben kendime gurbet oldum // İçim gurbet, dışım
gurbet diyen halk şairimiz gibi, yazdıklarım
hepimiz için carî şeyler olacaktır. Çünkü küresel
medya bombardımanı ile dünyanın hemen her yerinde
aynı problemleri yaşıyoruz. Belki biraz şiddeti,
dozu değişiyor.
Başta sevgili başkanımız
Hacı Şuayip Çıngı olmak üzere; Goussanville
Türk-Fransız Dostluk Derneği yöneticilerine beni
tekrar yazmaya teşvik ettikleri için teşekkür ederim.
Belki bana esaslı itimat ettikleri için internette ilân
etmişler: Hasan Tülkay hocamız da aramızda
diye. İnşallah güveninizi boşa çıkartmayız.
Nasip olursa her hafta, hattâ fayda mülâhaza edilirse her gün www.francoturc95.com
için yazacağım.
Bir Çinli bilge "Çok bilenler konuşmaz,
çok konuşanlar bilmez! demiş.
Ben de ağzı
açılınca çok konuşanlardan biriyim
Hatıralar
ışığında nefesimizin yettiğince konuşacak,
konuşur gibi de yazacağız.
"Bismillâh!." demek için bu kadar yeter
Yüce Rabbimiz mübarek Ramazan ayının
rahmet ve mağfiretinden hepimizi nasiplendirsin!.
Her daim Allah, yâr ve yardımcımız
olsun!