E-Posta                                                                                                 TÜRKLERİN KÜLTÜR SİTESİ  

Türk Federasyon ve bağlı tüm dernekler, acı günde tatlı günde tüm yıl boyu Türk vatandaşının yanındadır, Türk Federasyon Goussainville Türk Fransız dostluk derneği, yeni dönem çalışmalarına başlamıştır, her türlü resmi işlerinizde yanınzdadır, TÜRK VE FRANSIZCA DİL KURSUMUZ BAŞLAMIŞTIR, ANPE den gelen yeni katılımcılar için  kayıt almaya devam ediyoruz. Goussainville ve çevresindeki tüm Okullarda türkçe tercümanlık çalışmalarımız devam ediyor
Ocak videolari
Çizgi  Filimler

Veda Hutbesi

Özlü sözler

Basın: Türk Fransız

   

 
Resim Galerisi
Fransizca dil kursu
Türkçe Fransızca sözlük

 

OĞUZ KAĞAN'IN DUASI
 

 

 

 

 

 


 Hasan TÜLKAY

 

“TÜH ALLAH CEZANI VERSİN!..”
Hatuna olayı olduğu gibi naklettim…
Zannettim ki, aynen böyle diyecek:
 “Tüh Allah belanı versin adam!..”
Hayret; hiçbir şey demedi…
Şaşırmadı… Kızmadı… Hayret etmedi…
Aksülâmel hissetmediğim için, ne düşündüğünü de bilemedim…
 
 Demek ki, demokratik açılım kültürü yavaş yavaş bizim de genimize işlemiş…
Mukaddesatımız adına, inancımız adına tepki göstermiyoruz…
Fikrimizin ve imanımızın öfkesi sönmüş…
Sayın Başbakanın dediği gibi:
“Hazmede hazmede, hazmettire hazmettire” hepimizi demokrat yaptılar…
Artık Avrupalı gibi düşünüyor, Avrupalı gibi yaşıyoruz…
Daha doğrusu tahammül sınırlarımız genişledi…
Dinine, devletine küfredecekler; tahammül, hoşgörü…
İmanın, inancın, bayrağın, kitabın horlanacak: tahammül, hoşgörü…
 
Dün her türlü kötülüğün kaynağı “Batı Klüp”, bugün nerdeyse Kabemiz oldu…
“Çağdaşlaşma”
 “Özgürlük”
 “İnsan hakları”
 “Demokratik hoşgörü”
Bu çağın putları adına, bizi biz yapan değerlerimiz çiğnenir, hakarete uğrarken, sesimizi çıkarmaya korkuyoruz…
*****
Lafı uzattım, esas mevzuya giremedim…
Daha sabah, saat 9 buçuk gibi filan…Hastaneden geliyorum… Otobüsten indim; ana yoldan ara yola çıkarken, nerdeyse yoldan çıkacaktım…
İstanbul plakalı lüks bir araba…
Tam ben geçerken kıçın kıçın hareket etti…
Hafifçe vurdu ve durdu…
Herhangi bir acı, zayiat yok…
Geçip gidecektim…
Baktım direksiyonda sarışın bir afet…
Saçları, dudakları boya da olsa yakışmış…
Memeler tombul tombul…
Plakası İstanbul…
Selam verir gibi el kaldırdı…
Dudak okumasından “Özür dilerim” dediğini anladım…
Bir anlık duraklamamı görünce, camı açtı:
“Sana servis yapayım mı Canişkom?!..”
 
Tepemden bir kazan kaynar su döküldü…
Fransa’da, Lyon’da başımızdan geçen bir olayı hatırladım şimşek gibi:
 
Yıl 1992.. Bir bahar akşamı…
Arabayla bir grup öğretmen arkadaş gidiyoruz…
Yolumuzu şaşırdık…
Işıkta bekleyen dalyan gibi bayana yaklaştık:…
 “Bonsuvar Matmazel!..” (İyi akşamlar bayan)
“Bonsuvar Mesyö!..” (İyi akşamlar baylar)
Aman Allah’ım, odun gibi bir ses!...
Daha sorumuzu sormadan Kayserili Yücel Özkan arkadaşımız kahkahayı patlattı:
“Vay be!.. Taşşaklı kadınmış kardaş!..”
“Madam, Givors yoluna nasıl çıkarız?..”
Cevabımızı aldık, yola devam…
“Kaymakam” “sultan”lardan Ruşen Gülmez arkadaşımıza gidiyoruz…
Fakat halen Yücel hoca’nın o şeddeli söyleyişi kulağımda…
Kulakları çınlasın..
Hatırladıkça gülerim…
 
İyi de orası Fransa…
“Demokrasinin beşiği”
“İnsan haklarının kalesi!..”
İster puşt ol, ister ibne, ister dönme… Kime ne?..
İsterse travesti, isterse lez… Kimseyi alâkadar etmez!..
Hür doğmuş hür yaşayan özgür hayvanlar (Pardon özgür insanlar)
 
Ya bize ne oluyor?..
Şimdi ben neye yanayım, neye kızayım?..
Açıkçası benden böyle bir sapkın “cinsel zaaf” ümit edilmesine mi?...
“Şişko”luğumu hatırlattığı için “Canişkom” hitabına mı?..
Artık kentlerde mahalle aralarına kadar girmiş bu rezaletlere mi?..
 
 “Canişkom”un ağzının üstüne iki tane atmadım… (Sıkıysa at...)
“Canişkom”la gitmedim…
Uzun hikaye etmedim…
 
Bugün mübarek Cuma…
“Yarabbi!.. Hikmetinden sual olunmaz.” deyip geçiyoruz amma…
Her şey, hayır ve şer Senin takdir ve hükmün altında olduğuna göre
Bu hilkat garibelerini neden yarattın?...
Çetin bir insanlık ve Müslümanlık imtihanından geçirmek için mi bizi?..
 
Hatun demedi amma, ben diyorum:
“Tüh Allah belanı versin adam!..”
Doğrusu kime dediğimi ben de tam bilmiyorum:
Öyle ortaya, cemiyete mi?..
Kendime mi?..
Yoksa “Canişkom”a mı?..
 
Cumanız mübarek olsun efendim!..

 

Hasan TÜLKAY 2 Ekim 2009 Cuma-ANTALYA

 

 

                      Ana sayfaya dön