E-Posta                                                                                            

TÜRKLERİN KÜLTÜR SİTESİ                   

Türk Federasyon ve bağlı tüm dernekler, acı günde tatlı günde tüm yıl boyu Türk vatandaşının yanındadır, Türk Federasyon Goussainville Türk Fransız dostluk derneği, yeni dönem çalışmalarına başlamıştır, her türlü resmi işlerinizde yanınzdadır, TÜRK VE FRANSIZCA DİL KURSUMUZ BAŞLAMIŞTIR, ANPE den gelen yeni katılımcılar için  kayıt almaya devam ediyoruz. Goussainville ve çevresindeki tüm Okullarda türkçe tercümanlık çalışmalarımız devam ediyor
Ocak videolari
Çizgi  Filimler

Veda Hutbesi

Özlü sözler

Basın: Türk Fransız

   

Resim Galerisi

Fransizca dil kursu

TÜRK'ÇE-FRANSIZ'CA SÖZLÜK

 

Şuayip ÇINGI suayip@francoturc95.com

Birlik ve berarberl...        

Hasan TÜLKAY
Fransız Milli eğitimi ....

Galip AYATA
Hoca
Şiirlerle, Unutulan sözler


Yusuf  TÜYSÜZ
                   Çanakkale
Tolga TÜRKÖZ
Değerli Gönüldaşlarım
İslam ÇINGI
Hayat ve gençlik

 

TÜRK BÜYÜKLERİ


 Hasan TÜLKAY hasantulkay@hotmail.com -            babaturk@mynet.com

VAKTİMİZ KIYMETLİDİR

         Dedikodu etmeye, onu bunu çekiştirmeye vaktimiz var.

         Okey, bilardo, ellibir, batak, yanık, tavla oynamaya vaktimiz çok..

         Fakat okumaya vaktimiz yok.

         Bir dosta merhaba demeye, bir hastaya geçmiş olsun ziyaretine vaktimiz yetişmiyor.

         İnternette “chat”leşmeye her gün saatler ayırıyoruz da, ayda iki saatimizi yeni bir tiyatro oyununu seyretmeye ayıramıyoruz.

         Vakit nakittir, yani paradır diyoruz ya..

         Halbuki vakit nakitten e kıymetli.. Kaybettiğimiz parayı tekrar kazanma şansımız var. Fakat boşa geçen bir dakikamızı bile geri çevirmeye gücümüz yetmez.Zaman rüzgâr gibi akıp geçmiştir artık.

         “Zaman korkunç daire – İlk ve son nokta nerde?..” bilmiyoruz…

         Ezelden ebede sürekli bir akış var. Bu akışı beyninde ve yüreğinde hisseden, kendini milletine adamış davâ adamları, ülkücüler.. Geçen her saniyenin hesabını vereceğimizi unutmayalım.

         Kulluk sorgusunda çok mühim bir sualdir:

         “Parayı nasıl kazandık, nereye harcadık?..”

         Vaktimizi nasıl değerlendirdiğimiz bu sorudan daha önemli…

         Biz, özellikle Şarklı toplumlar, vaktimizi pek hovardaca israf ediyoruz. Zaman tasarrufu diye bir meselemiz yok sanki.. Vaktin çok hızlı geçtiği bir çağda yaşıyoruz. Saniyelerin bile kıymeti büyük.. Zaten ömrümüzün üçte biri yarı ölümle geçiyor; uyuyoruz yani…Düşün ki hayatı altmışaltıya bağlanmış bir insan ömrünün tam 22 (yirmi-iki) yılını uykuda geçirmiş. Günde sekiz-on saat çalışıyoruz. Yemek, tuvalet, yatak hayatı gibi hayatımızın “rutin” işlerini de sayarsak; kendimizi geliştirmeye zaten pek az vaktimiz kalıyor.

         İnsanlık zaafıdır: “Herkes uzun yaşamak ister; fakat kimse yaşlanmak istemez!..”

         İşte ülkücü bu noktada talihli insandır. Bir ülküsü, bir ideâli, hedefi olan insan; yaşı yetmiş-seksen de olsa ruhen gençtir, dinçtir.

         Çünkü ümidi vardır, aşkı vardır, heyecanı vardır..

         Hayattan, dünyadan kendini aşan beklentileri vardır..

         Kulakları çınlasın, Haşim Kapçı arkadaşımız Lil’de öğretmenlik yaparken, ta 1991’de şöyle demişti:

         “Hocam; biz kocamayız!.. Çünkü biz ülkücüyüz!.. Vallahi kocamayız!.. Çünkü sürekli mücadele edeceğimiz sebeplerimiz var!..”

         Hayatın acı gerçekleri bir yana.. Fakat insanın kendini her daim diri hissetmesi ne kadar güzeldir…

         Kaybettiğimiz her saniye birikir, dakika; dakikalar saat, saatler gün, günler hafta, haftalar ay, aylar yıllara dönüşür… Bir de bakmışız ki; ömür bitivermiş… “Bir göz yumup açmış gibi!..” Zamanın avucumuzdan nasıl da kayıp gittiğini, iş işten geçtikten sonra fark ederiz.

         “Fark etmeden geçti çağlar//Baykuş yurdu viran bağlar”

diye şiirler söylemek de teselli olmaz artık…

         Paramız gibi zamanımızı da har vurup harman savurmayalım. Aylarımızı, yıllarımızı heba etmeyelim.

         Hele gençler, ülkücü gençler… Gücümüzün, enerjimizin, kavrayışımızın zirveye çıktığı altın yıllarımızı, gençlik çağımızı çok iyi değerlendirelim. Geride “Tüh be!..” diyeceğimiz, pişman olacağımız, kaybedilmiş bir saatimiz bile kalmasın. Boşluk hissetmeyelim. Dolu dolu yaşadığımızı hissederek, anlamlı yaşadığımıza inanarak yaşamak, ne büyük saadettir.

         Vakit israfı, para israfından daha büyük günah…

Ömrümüzü nerede, nasıl harcadığımızın da hesabını vereceğiz. Boş durmak, boş kalmak şeytana davetiye çıkarmaktır. Öyleyse davâmızın, teşkilâtımızın emrinde; kendimize, toplumumuza faydalı çalışmalar yapalım… Hiçbir şey yapamasak da okuyalım, kendimizi yetiştirelim.

Vakti iyi kullanmak; iş, hizmet, eser üretmek, kendimizi geliştirmek demektir. Bu da ancak çok okumakla, öğrenmekle, çalışmakla mümkün…

                                                                        Hasan TÜLKAY, Eylül-2007

         YAZARIN DİĞER YAZILARI

                     VAKTİMİZ KIYMETLİDİR

ACABA KIYAMET PROVASIMI

   FRANSIZ MİLLİ EĞİTİM HAKKINDA NOTLAR

SIHHATLİ DÜŞÜNEBİLMEK

DÜŞÜNMEKTEN KORKMA

ÜLKÜCÜ MODA RÜZGARINA KAPILMAZ

MEDYA DÜNYASI

MİZAHA DAİR

                      ÜLKÜCÜLÜK, ÇAĞDAŞ KÖLELİĞE REDDİYEDİR         

HEPİMİZ ÇAĞDAŞ KÖLELERİZ  

     KENDİMİZE GELELİM-  KENDİMİZ OLALIM

DOLDURUŞA GELMEYELİM..

MEDYA DÜNYASINDA HERŞEY SAHTE

BİZE NE OLDU

    ÜLKÜCÜLÜK KENDİNİ BİLMEKTİR -1-

    ÜLKÜCÜLÜK KENDİNİ BİLMEKTİR -2-

    ÜLKÜCÜLÜK KENDİNİ BİLMEKTİR -3-

     BİSMİLLAH            

                      Ana sayfaya dön                     

 

 

  


   DİLİNE SAHİP ÇIK 

Dernekler

 ÖNEMLİ ADRESLER

ÖNEMLİ LİNKLER

TÜRK-FRANSIZ SİYASİ PARTİLERİ

Ermeni Meselesi

Ermeni Sorunu.gen.tr

Mersin Universitesi

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı

       ÇİLE                            N.Fazıl KISAKÜREK

         TÜRK KIZI  

 

  Temel Fikralari

 
 

TBMM TV YAYINI

Türkiye ve dünya Radyo-Televizyonları

Bir Türk Ninesinden Ninni Ziyafeti