Hasan
TÜLKAY
DÜŞÜNMEKTEN KORKMA
Derinliğine düşünemiyoruz
Hep kabuktayız
İçimizi şerh
etmekten kaçıyoruz.
İçimizi dışa
vurmaktan korkuyoruz!
Hayatı,sistemi kökten
sorgulamıyoruz
Soranlardan,
sorgulayanlardan vebalı hasta görmüşçesine ürküyoruz!
Derinlik; sanki korkularımızın
da kaynağı
Derin devlet gibi bir
şey..Hatta çocukluğumuzda dinlediğimiz cin,peri,dev
masalları gibi; derinliğine düşünmekten ürperiyoruz.
Halbuki ürpermek güzel!...
Ürpermek; kendimizle yüzleşmek
Ürpermek; hakikatle göz-göze
gelmek
Eskiler künhüne
vakıf olmak derlerdi
Hayatı kurgulayan
kanunları farketmek,
insanı Allaha götürür
Nice derin ilim
sahiplerinin, Allaha müthiş teslimiyetini görürsünüz
Düşünmek; ilim
kapısından girmek
Kuran-da ilk emir:
Oku!
Allah insana sık sık
hiç düşünmez misiniz?!.. diye hitap eder.
Cemil Meriç daha
otuzyedi yaşında , dünyaya Veysel gibi bakmaya , sanki gönüllü
mahkum etmişti kendini
Düşüncenin kuduz köpek gibi
kovalandığı bir cemiyette, insan yüzü görmeye
tahammülü kalmamıştı belki de
Zaten bizde Avrupaî manâda
felsefe de yok gibi
Batılılaşma ile birlikte, sanki
Avrupaya benzeyebilmek için felsefe yapmaya başlamışız.
Kendini filozof
ilan eden şair Rıza Tevfik Bölükbaşının
felsefeden haberi yok. Ona ancak filozof karikatürü diyebiliriz
Türkün en bariz
vasfı; kahramanlık ve cengâverlik
Türk söylem değil,
eylem adamı
Atsız (N.) ne güzel
söylemiş:
Anlamayız hayatı;
felsefeyle, ilimle,
Hayat çelik ellerle atılan
zar olmalı!
Bilirsiniz; efkar
Arapça fikir kelimesinin çoğuludur. Efkar-
fikirler demek
Fakat bizde efkar; gam, keder,kasavet,tasa,üzüntü
manasına kullanılır. Kafayı çeken, rakı içen
adam efkar dağıtmaktadır.Bir meseleye derin derin
düşünüp dalıp giden kimseye: arpacı kumrusu gibi
ne düşünüyorsun? diye sorarız.
Velhâsıl
tenimizin üstündeki , dilimizin ucundaki hazlarla
hayatı idare ediyoruz. Yaşamadan yaşadığımızı
sanıyoruz.
Türküz,Müslümanız,Milliyetçiyiz,Ülkücüyüz
diyorsak; ebedî hayat rehberimiz Kuran-ın çağrısına
kulak verelim. Bir kerecik olsun, düşünmek
üzerine müslümanca düşünmeyi deneyelim:
Ali
İmran Suresi : Ayet 178,Küfre
sapanlar, onlara süre tanımamızın kendileri için hayırlı
olduğunu asla düşünmesinler.Onlara,
biraz daha günah işlesinler diye süre veriyoruz.Yere geçirecek
bir azap var onlar için.
A'raf
Suresi : Ayet 184,düşünmediler
mi ki, o arkadaşlarında cinnetten
eser yok. Apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir
o.
A'raf
Suresi : Ayet 185,Göklerin
ve yerin melekutuna, Allah'ın yarattığı herhangi
birşeye bakmadılar mı; ecellerinin gerçekten yaklaşmış
olabileceğini düşünmediler mi? Peki, bu
Kur'an'dan sonra hangi hadise/söze iman ediyorlar?
Enfal
Suresi : Ayet 59,Küfre
sapanlar sakın öne geçtiklerini düşünmesinler. Onlar bizi âciz bırakamazlar.
Müminun
Suresi : Ayet 68,Sözü gereğince düşünmediler de ondan mı,
yoksa kendilerine ilk atalarına gelmeyen bir şey geldi diye
mi?
Rum
suresi : Ayet 8,Kendi
benliklerinin içinde olup bitenleri de mi düşünmediler! Allah gökleri,
yeri ve bu ikisi arasındakileri ancak hak üzere ve belirlenmiş
bir süreye bağlı olarak yaratmıştır. Şu
da bir gerçek ki, insanlardan çokları Rablerine kavuşmayı
gerçekten inkâr ediyorlar.
Sad
Suresi :
Ayet 27,Biz şu göğü ve yeri ve ikisi arasındakileri
boşuna yaratmadık. Böyle düşünmek, küfre sapanların
sanısıdır. Vay hallerine o inkârcıların, ateş
yüzünden!
Sad
Suresi : Ayet 46,Biz onları,
yurdu düşünme
özellikleriyle yücelen tertemiz kullar yaptık.
Peygamber Efendimizin bir mübarek öğüdü ile sözlerimizi
mühürleyelim:
Bir
saat tefekkür, bir sene nafile ibadetten daha üstündür.
HASAN
TÜLKAY /EYLÜL /2007