TÜRKLÜĞÜN SEMBOLÜ BOZKURT
Bozkurt || Türklerin Ana Yurdu || Ergenekon Destanı || Bozkurt Destanı || Buğut Anıtı || Hun Türkleri ve Kurt || Bozkurt bir put mudur? || Atatürk, Bozkurt ve Resimler || Milli Simge
MİLLİ SİMGE BOZKURT
Türklüğün millî simgesi Bozkurt'tur...
Eski
Türkçe'de Boz Kurt'a, Kök Böri adı da verilirdi. Buradaki ''Böri'' sözcüğü kurt
anlamına gelirken, ''kök'' de bugünkü ''gök'' sözcüğünün eski söyleniş
biçimidir. Ayrıca gök, bilinen anlamı dışında mavi ve boz renklerin de adı
olduğu gibi, mecazen de kutsallık ifade ederdi. Mesela ''Gök Tanrı'', göğün
ilahı demek değidir; Yüce Tanrı, Ulu Allah anlamlarına gelir. Aşağı yukarı bugün
kullanılan ''Allâh-u Teâlâ'' kavramını karşılar. Boz Kurt'un Eski Türkçe'deki
bir başka adı da Börte Çine'dir.
Efsanelere göre, Mete Han'ın atası bir dişi Bozkurt ile evlenmiş ve bu
evlilikten Hun hükümdarı Mete Han'ın (Oguz Kagan) ataları doğmuştur (Bozkurt
Destanı). Hunlar'dan Osmanlılar'a dek gelen bütün Türk hanedanları Mete
Sülalesi'nden, dolayısıyla Bozkurt kanındandır. Bu sülaleye Bozkurt Sülalesi,
Aşınaoğulları gibi adlar verilir.
Yukarıda anlatılanlar bakımından Bozkurt, Türkler'de kutsal sayılmış ve
Türklüğün milli simgesi olmuştur. Eski Türk devletlerinde bozkurt başı, bayrak
ve tuğların ucuna alem olarak konulurdu; sonraları hilal (ayça) alem olmuş ve
bir zaman sonra hilale yıldız eklenmiştir (hilal, Göktürkler'den daha önceki
zamanlardan kalmış bir simge olup yıldız daha yenidir).
Mete Hanedanı'na Aşınaoğulları yani Bozkurtoğulları denilmiştir.
Bozkurtoğulları'nın rengi al'dır; Osmanoğulları da hanedan rengi olarak aynı
rengi kabul etmişler, Türk bayrağının rengini oluşturmuşlardır.
Bozkurt, Mete Kagan'a, Türkler'i birleştirdiği Kuzey Asya fetihlerinde kılavuz
olduğu gibi, Ergenekon'dan da Türkler'i çıkarıp yol göstermiştir. Ergenekon
Destanı'nda bu olay açıkça ve vurgulanarak ifade edilmiştir.
Bozkurt'a olan sevgi Atatürk çağında da devam etmiş; bu dönemde paraların,
pulların, resmi binaların üzerine Bozkurt tasvirleri işlenmiş ama bu milli
hareket, İnönü zamanında bırakılmıştır !
Her milletin kendine göre bir simgesi vardır. Mesela İngilizler'in simgesi
arslan, Ruslar'ın ayı, Çinliler'in ejderdir. Hatta nispeten köksüz bir devlet ve
çeşitli halkların (yapay biçimde de olsa) kaynaşmasından oluşmuş bir kuruluş
olan A.B.D.'nin dahi armasında bir kartal vardır. Türkler'in ise milli simgesi,
Türk özgürlük ve bağımsızlığının timsali olan BOZKURT'tur.
Milliyetçi Türk aydınları Bozkurt simgesine sahip çıkarken kendilerini aydın
diye tanımlayan ve tanımlatmağa çalışan bazı kimseler ise -her ne hikmetse-
Bozkurt'a karşı çıkmakta, adeta ondan korkmaktadır. Fakat şu bilinmelidir ki,
bir kişinin öz milli simgelerini inkar etmesi aslında kendini, tarihini,
atalarını, milliyetini inkar etmesi demektir. Ve dünyanın neresinde olursa
olsun, milliyetini inkar eden kişiye bir nebze olsun değer verilmez. Hadis-i
şerifte de değinildiği gibi aslını inkar eden bizden değildir.
Öyleyse, ortada iki ihtimal var. Bozkurt'a dil uzatanlar bu işi ya
cehaletlerinden yapıyorlar, ya da bir kasıt unsuru söz konusu. Cehaletlerinden
böyle davrananlara okuyun, bilgilenin, bir bilenden sorup öğrenin diyoruz.
Kasıtlı davrananlara gelince... Behey ahmaklar diyerek başlıyoruz ve devam
ediyoruz... Bu millet binyıllardan beri sizin gibi birçok hain ile, düşman ile,
el yalakası ile karşılaştı. Ama bakın; bu yüce millet hala dimdik ayakta; içinde
Bozkurt da olmak üzere milli simge ve değerlerini unutmamış ve korur durumda.
Sanki bize milli değerlerimizi unutturarak Türk milletini yok mu edeceksiniz ya
da aşağılamış mı olacaksınız? Avucunuzu yalayın... Belkide bütün bu
yaptıklarınızın nedeni damarlarınızda akan el kanı ve Türk milletine karşı
duyduğunuz aşağılık kompleksidir. Nedenini siz daha iyi bilirsiniz.
Özet olarak, Türk milliyetçileri milli değer ve simgelerini asla unutmayacak ve
yaşatacak. Dünya durdukça da ay-yıldızlı bayrak göklerde dalgalanmaya devam
edecek ve Bozkurt da Türklüğün özgürlük ve bağımsızlığının simgesi olarak
yaşayacak...