Şuayip ÇINGI
- suayip@francoturc95.com
|
İdeolojiler'de takılmak
Değerli arkadaşlarım, Fransa'da yapılmakta olan yerel seçimlerde özellikle önemli gördüğüm şuna çok dikkat etmeliyiz, Türkiye'den buraya getirdiğimiz ideolojik ayrılıkları burada devam ettirmemeliyiz, ideolajik ayrılıklar avrupayla Türkiye'yi kıyasladığımız vakit, aradaki fark alenen göz önünde, bizler ideolojik ayrılıklardan bir birimizle kavga yaparken, kendi başı derdinde olan ülkemiz kalkınmayı başaramadı, kalkınmada bir hayli geç kaldı, bu tür yanlışa düşmeyen avrupa'da olduğu gibi dünya'da başka örneği olan ülkelere baktığımızda utanç duyulacak bir durum, Bu tür yanlışlara düşmemiş olan Fransa genelinde 43 derneğe sahip Fransa Türk Federasyon çalışmalarını ve emeği geçen herkesi burada takdir le anıp emeği gecen tüm arkadaşlarımızı tebrik ederken, Türk toplumu arasında hiç bir ayrılık gözetmeden, yegane amaç ve gayeleri olan insana hizmet Hakka hizmet sözünden yola çıkarak, Allah'ın rıza'sını almak için yapmış oldukları çalışmalarını taktir'e şayan görüyorum ve diğer tüm türk dernekleri örnek almalarını önemle rica ediyorum. Fransa Türk Federasyon genel başkanı sayın Osman SARIYUSUF beyin bizlerden insanlarımız arasında kesinlikle ideolojik ayrımcılık yapmadan hizmet etmemiz gerektiğni bizlerden istediği içinde teşekür ediyorum. Fransa'da 2007 de haziran ayında, Türkiye'de temmuz ayında yapılan genel seçimler'de bulundum yakından takip ettim, ve şimdi Fransa'da 2008 mart ayında yapılmakta olan yerel seçimler de aday olup kendim seçime katılmam münasebetiyle çalışmalara aktif olarak katıldım, iki ülke çalışmalarını kıyasladığım vakit, vay benim ülkem demeden kendimi alamıyorum. Sebep şu ki ülkemin yemeye ekmek bulamayan fakirinden alın, hali vakti bir hayli iyi durumda olan insanımıza kadar, işlerini güçlerini bir kenara bırakıp adeta seferberlik ilan edilmiş ve karşıda düşmanla savaşa gidiyor dercesinde partizanlık yaparak seçim çalışmaları yapmak, diğer taraftan çevre kirliliği yapan afişler'le, bayraklar'la ve diğer bir çok reklamlar'la sokaklara saçılan trilyonlarca milli kaynaklarımız yürekler sızlatıyor, Dış sermaye getiriyoruz diyerek ülkemizi zayıflatıp, bölmek, parçalamak niyeti alenen ortaya çıkmış bir parti'nin ülkemizin kaynaklarını yapancılara peş keş çekip, gelen yabancı patron'un satın aldığı iş yerinde geliri artırmak için yarı yarıya işten çıkartılan işçilerin, fakir durumuna düşürülüp yazın filelerle yiyecek, kışın odun ve kömür verilmesini, yine bu, işten çıkarılarak madur duruma düşürülmüş vatandaşın hükümetin kendisne iylıik yaptığnı düşünerek, minnettarlığnı bildirmesi için seçim zamanı oyunu da yine o partiye yani kendince fakiri fukarayı gözeten, HZ Ömerin adaletini uygulayan partiye vermez ise Allah'ın kıyamet günü misli misline hesabını sorup doğru cehenneme atılacağını sanması ve bunun için seferber olup eline Kuran-ı kerim alıp ailesinden başlayıp, akrabalarını, eşini, dostunu dolaşarak yeminler ettirerek oylarını o malum ihanet çetelerinin buluşup idare ettiği partiye vermelerini sağlamaları, bu partiye oy vermeyip karşı muhalefet parti de bulunanları kafir dinsiz gibi adlandırarak Türk insanı'nı bölmeleri araya kin nefret tohumları ekerek düşmalık tohumları ekmeleri. Diğer taraftan Cumhuriyet elden gidiyor diyerek, kendisini laik olarak adlandıran ikinci bir parti mensublarının ise kendilerinden olmayanları, yobaz, gerici diyerek din düşmanlığı yaparak küfür derecesine varan hakaretlerle türk insanı'nın arasına kin, nefret tohumları ekerek bölücülük yapmaları, Avrupa'daki seçim propagandalarında ise partilerin icraatlarını, ülke'nin kalkınmas için yapmak istedikleri projelerini, yazılı veya görsel basın aracılığı ile sadece haber saatleri içerisinde haber konusu olarak anlatmaları, veya belirlenen bir günde kapalı salon toplantılarıyla, projelerini katılımcılara anlatmaları, veya el ilanı şeklinde yine icraatlarını veya yapacakları projelerini kesinlikle partizanlık yapmadan, hergün olmayıp hafta'nın belirli günlerinde, pazar yerlerinde, tren istasyonlarında, büyük alış veriş merkezlerinin parkında en fazla bir veya iki saatı geçmiyecek şekilde vatandaşlara dağıtmaları, bazan el ilanı dağıtılan yerde birden fazla parti mensublarının aynı anda bir arada olmaları, bir birleriyle merhabalaşıp el ilanlarını bir birleriyle değişmeleri, hayran eddiyor. Seçimden önce son cumartesi günü yine bir pazar yerinde seçmenlere el ilanı dağıtırken bir türk çe konuşan ve kendisininde bir Türkiyeli olduğnu belirten vatandaş geliyor galiba türkiyelisiniz diyor ve merhaba diyor, ismimi öğrendikten sonra niçin sol parti den aday olmuş olan türkiyeli kökenlileri desteklemeyip bir sağ partiden aday olduğmu soruyor, bende cevaben 28 yıldır bu bögede yaşadığmı, her iki partinin çalışmalarını yakından takip ettiğmi ve aday olduğum partinin tüm toplumun taktirini alan büyük çalışmalarıyla şehri tamamen değişime uğrattığnı, bu yüzden aralaıksız 2 dönem yani bir dönem altı yıl olursa 12 yıl görevde kaldığnı, sonra bir dönem sol partinin kazanarak 6 yıl görev süresince şehrimize hiç bir yatırım yapmadığnı, bu yüzden altı yılın sonunda yapılan seçimlerde mensubu bulunduğum sağ partinin tekrar seçimi oy çokluğuyla kazanmaları bu partinin bölgemiz insanları tarafından taktir edildiğinin bir örneği dir, ve altı yıl sonra bende bu çalışkan ve başarılı ekibin başındaki başkan adayı'nın bana aralarında olmam için teklif getirmesiyle bunların arasında yer aldım dedim, ''Türk çe konuşan Türkiyeli vatandaş bana ne dese iyi, çalışmalar deyil ideolijiler ön planda olmalı'' diyerek fikrini ve zikrini açıklamış oldu, dünya ülkeleri çağ atlarken, Türkiyeli vatandaş'ın Türkiye'de 70 li yıllarda takılıp kaldığna üzülerek şahit oldum Değerli arkadaşlarım, yanlışa yanlışlarla cevap vermeden, azim ve kararlılığımızı daha da güçlendirerek ileriye bakıp çalışmalıyız, misafir olarak bulunduğumuz ülkenin birer vatandaşı durumuna geldik ve seçimlerde aday olarak göreve talip oluyoruz, göreve hizmet etmek için talibiz, fikir ayrılılkarı demokratik bir hak, ancak 70 li yıllardaTürkiyemiz'de bazı vatandaşlarımızın düşmüş oldukları yanlışa düşmemek şartıyla, Türkiyemiz niçin avrupadan daha zengin olması gerekirken kıyaslanamayacak kadar geri kaldı, ana sebep ortada, ''Dalgalarla mücadele eden gemi yol alamaz, hedefine zamanında varamaz, belkide batar'' Bazı Türk'lüğü kabullenmeyip, Türkiye'liliği kabul etmiş hasbel kader Türk vatandaşları eski oyunların içerisden kendisini çıkaramamış, o tür fikir ve oyunlar orta çağ karanlığı oyunlar, Bizler çağdaş, ilim ve bilimle uğraşan, yaşadığmız ülkeyi ve gelmiş olduğumuz ana vatanımız güzel Türkiyemizi canımızdan aziz bilip azimli şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz. 09 Mart 2008
|