Ana Sayfa                 Türkiye ve  Türklük           İslam ve Gelenekler           Ülkücü Hareket              Basindan         Spor

E

  E-Posta                                                                                                 TÜRKLERİN KÜLTÜR SİTESİ  

Türk Federasyon ve bağlı tüm dernekler, acı günde tatlı günde tüm yıl boyu Türk vatandaşının yanındadır, Türk Federasyon Goussainville Türk Fransız dostluk derneği, yeni dönem çalışmalarına başlamıştır, her türlü resmi işlerinizde yanınzdadır, TÜRK VE FRANSIZCA DİL KURSUMUZ BAŞLAMIŞTIR, ANPE den gelen yeni katılımcılar için  kayıt almaya devam ediyoruz. Goussainville ve çevresindeki tüm Okullarda türkçe tercümanlık çalışmalarımız devam ediyor
Ocak videolari
Dini Konular

Veda Hutbesi

Özlü sözler

Basın: Türk Fransız

   

 
Resim Galerisi
Fransizca dil kursu
Türkçe Fransızca sözlük

 

OĞUZ KAĞAN'IN DUASI
 

 

 

 

 

Şuayip ÇINGI suayip_cingi@yahoo.fr

 

UYDUM CEMAAT’A

Bu günlerde gazete ve televizyon kanallarını meşgul eden saçma tartışmalara müsaade ederseniz bende birkaç cümle ile katılmak istiyorum.

Her Salı günü fırsatım olduğu zaman partilerin meclis gurup toplantılarına bakmaya çalışıyorum, değişen bir şeylerin olmadığını görmekten hem gülüyorum, hem üzülüyorum,

Tüm partiler bir birinden aşağılık, saçma sapan konuşmalarla meclis kürsüsünü meşkul ediyorlar,

Birde meclisten canlı televizyon yayını yapıp rezilliklerini hem milletimize, hem dünya’ya gösteriyorlar,

ülke vatandaşlarımız partilerin bu rezaletinden rahatsız olmuyor, bu rezaleti protesto etmek için sokaklara inen bir tek sivil toplum örgütü ise hiç yok.

Parti gurup toplantılarında, sözüm ona muhalefet partileri, hükümetin yanlış icraatlarını, ülke bütünlüğünün tartışılır duruma getirildiğini, milli birliği bozucu faaliyetler içerisinde bulunulduğunu, ekonominin yanlış idare edildiğini, vesaire, vesaire eleştirip duruyorlar.

Ancak çözüm yolunu açık ve net göstermiyorlar, gösteremedikleri gibi devlet yönetimini kişiselleştirip, sayın bilmem kim yüzün kara, diğeri cevap veriyor sayın bilmem kim senin yüzün kapkara, kısır çekişme uzayıp gidiyor, vatandaşlarımız ise Aldatan, Kandıran, Partilerin sergiledikleri bu maskaralıklara seyirci kalır.

Acaba diyorum, Ülkemizdeki şu son günlerdeki saçma, saçma olduğu kadarda insanı aşağılayan bir tartışma konusu dünyanın bir başka ülkesinde olurmu ?

Partinin kuruluş dilekçesinde partinin isminin kısaltılmış üç haneli AKP, parti kuruluşundan bir yıl sonra, hangi akla hizmet ettiği belli olmayan, aklı kıt bir kişi tarafından çıkartıldıysa, kulağa hoş geliyor düşüncesiyle, AKP yerine Ak parti, sözde temiz, beyaz manası çıksın diye değişik bir söylemle değiştirildi, aslında böyle bir değişikliğe gitmek Türkçemize’de hakaret, kelimelerin kısaltılarak alınmış olan baş harfler, başka şekilde kullanarak manası değiştiriliyor, altı yıl sonra parti lideri ortaya çıkıp benim partime Ak parti yerine AKP diyenler densizdir diyerek, bu basit ve saçma konuyu ülke gündemine taşımış, bulunduğu makamla beraber, ülkemizi ve ülke insanlarımızı, hem ülkemizde, hem ülke dışında aşağılamıştır.

Bir başka konu ise SAYIN ve SİZ konusu,

Sayın Başbakan kendilerine siz diye hitap edilmesini isterken,

kendileri vatandaşa, yani kendisine oy verip o makama taşıyan insanlara sen diye hitap etmektedir.

Sayın Başbakan’nın 2007 yılında paris’e gelişinde benimde aralarında bulunduğum dernek başkanlarıyla özel görüşmek istemiş ve bir salon’da bir araya gelinmişti, bu toplantıyı kendimizce bir fırsat olarak görüp başbakana yurt dışındaki sorunlarımızla ilgili yüz yüze soru sorabileceğiz diye mutlu olmuştuk. Sayın başbakan’a bir soru somuştum sorum bitince, başbakan sen kimsin, sen hele kendini tanıt diyerek aşağılayıcı bir üslup kullanmıştı’da kendilerine teşekkür edip vaz geçtiğimi sorumu sormamış kabul etmelerini istemiştim, o da ağa gönlün bilir dedikten sonra, yine aşağılayıcı bir tavırla başka bir arkadaşın sorusunu cevaplamıştı.

Acaba diyorum, kendileri saygın oldukları için sayın ve siz oluyor da, vatandaş saygınlığı hak etmediği için mi sen oluyor sayın olmuyor.

Ülkemizden bu sınıf ayrımcılığı ne zaman kalkacak, ülkemizde yöneticiler bey beyefendi.

Vatandaş ise efendisine hizmet etmek için var olan birer köle,

Köleye, eğitilir, bir şeyler öğretilirse gün gelir efendisine baş kaldırır, hesap sorar düşüncesiyle bilinçli olarak eğitilmemektedir.

Ülkemizdeki mevcut var olan, iktidarıyla muhalefetiyle tüm partileri protesto ediyorum, bu partiler Türk insanını temsil’de ve yönetmekte acizler.

Çözüm:

İNSAN YETİŞTİRMEK, MİLLİ DEVLET ADAMI YETİŞTİRMEK,
Türkiyenin hali hazırda en büyük eksiği maalesef bu.

Osmanlı Türk İmparatorluğunun yıkılış sebebide yine buydu, Devletin ihtişamlı dönemlerinde padişahlar çocukluktan devlet yönetmek için özel yetiştirilirdi, sekiz on yaşlarında her hangi bir şehire vali olarak atanırdı, yani devleti yönetecek kişiler çekirdekten eğitilir, milli ve manevi değerler çizgisinden çıkmaz, devlet büyürdü ancak kesinlikle küçültülmezdi. Ne zamanki aynen şimdiki gibi ehliyetsiz insanlar iktidara gelmeye başladı, Osmanlı Türk devleti yıkıldı param parça oldu. Aynı sorunla şimdi yine baş başayız Allah Ülkemizi ve Milletimizi korusun ve gaflet içerisindeki yöneticilerimize fırsat vermesin.
Amin.