Uygur Türklerinin sürgünde yaşayan, Demokratik Lideri Rabia Kadir Fransa'nın başkenti Paris'teki, Uluslararası Af Örgütü ( Amnesty İnternational) düzenlenen konferans da konuştu. Uygur Türklerinin ABD 'de yaşayan lideri Rabia kadir, Uygur halkının yaşadığı baskı ve uğradığı katliamları anlatmak ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerde Uygur sorununa dikkat çekmek amacıyla çıktığı Avrupa'da başta Almanya olmak üzere, 7 Avrupa Birliği ülkesini kapsayan, Uygur halkına yapılan katliam ve baskıları anlatmak üzere, İsveç, Hollanda, Belçika'dan sonra, Uygur halkının uğradığı haksızlıkları ve katliamları Paris'teki Uluslararası af örgütünün ofisinde göz yaşları arasında anlattı.

Rabia Kadir. Uluslararası af örgütü "Amnesty İnternational" Paris'teki ofisinde gerçekleşen konuşmasında, Sincan´da çıkan 5 Temmuz olayları sonrası gözaltına alınarak kaybolan 10 bin Uygur Türkü´nün akıbeti ve Çin otoriteleri tarafından Uygur Türklerine yapılan baskıların araştırılmasını istedi. Araştırmanın başta Birleşmiş Milletler olmak üzere AB üyesi ülkeler tarafından da araştırılmasını istedi.Uygur halkının sürgünde yaşayan lideri Rabia Kadir, 1947 Doğu Türkistan´ının Çin Komünist Devleti tarafından işgal edildiğini 1955 yılında da Çin´le yapılan anlaşmada, kendilerine din, dil, ırk ve ekonomik özgürlük verileceğinin garantilendiğini söyledi. Kadir, Ayrıca Çin Devleti´nin Doğu Türkistan´ının ismini değiştirerek Uygur Otonom Devleti ismini verdiğini belirtti. ve ilerleyen yıllarda söz verilmesine rağmen Çin´den yaklaşık 2 milyon Çinli´nin Doğu Türkistan´a göç ettiğini, Doğu Türkistan´nın demografik yapısının değiştirildiğini, eğitim, dil ve din konularında baskı altına alındıklarını, çocuklarının kendi dillerinde eğitim yapamadığını, Çin otoritelerinin Uygur Türklerinin sorunlarına kulak tıkadığı ve hiçbir şekilde diyalog yoluna gitmediğini ifade etti.

Rabia kadir, Ayrıca Çin hükümetinin her türlü Uygur direnişini, dünyaya ´İslam terör´ olarak göstermek istediğini söyleyen Uygur lideri, 11 Eylül olaylarından sonra, Çin yönetiminin, Uygur halkını, aşırı islamist , Terörist ve ayrılıkçı olmakla itham ettiğini anlattı.Geçen Temmuz ayı içinde çıkan olaylar sonrası hala her gün birçok insanın ortadan kaybolduğunu, gözaltına alınanların çoğunluğunun lise ve üniversite öğrencisi olduğunu, işkenceye maruz kaldıklarını, ailelerin de çocuklarıyla ilgili bilgi alamadıklarını anlatan Kadir, çocuklarını arayan ailelerin konuşmamaları konusunda Çin polisi tarafından baskı altına alındığını, Doğu Türkistan'ın dünyayla tüm iletişiminin kesik olduğunu, Internet, telefon ve iletişim hatlarının kapalı olduğunu vurguladığı konuşmasında, Çin yönetiminin, Uygur gençlerini hırsızlığa ve her türlü kanunsuzluğa teşvik ettiğini, bunları yapmak istemeyen çocuk yaştaki gençlere işkence yapılarak yasa dışı işler yapmaları istendiğini dile getiren Rabia Kadir, hırsızlık yapmak istemeyen çocukların üzerinde sigara söndürüldüğü izlerine bile rastlandığını anlattı.

Son meydana gelen olaylarda, 83 çocuğun ailesinin kayıp olduğunu da belirten Kadir, tüm bu konuların uluslar arası kuruluş ve toplum örgütleri tarafından araştırılmasını, tüm İslam devletlerinin kendilerine destek vermesini istedi. Kendi statülerinin Tibet´e benzediğinin altını çizen Kader, AB´den, Sincan Uygur Özerk Bölgesiyle ile ilgili anayasada yer alan özerklik kanunlarına uyması için Çinli yetkililere baskı yapmasını istediğini söyleyen.Uygurların lideri Kadir; " Umarım, uluslararası sivil toplum örgütleri AB ve Amerika Çin´nin daha fazla ileri gitmesine izin vermezler. Biz müzakereye hazırız" dedi.Öte yandan Avrupa Parlamentosu´nun İnsan Hakları Komisyonu yetkilileri de konuştuğunu bu konunun Komisyonun gündeminde olduğunu belirtti.

Uygurların sürgünde yaşayan lideri Rabia Kadir, Paris'teki Uluslararası af örgütü ofisinde verdiği konferansı izleyenler arasında bulunan ve bölgeyi iyi tanıyan bir Fransız araştırmacı, Rabia Kadir'in cezaevinde tutuklu olan çocuklarının durumuyla ilgili sorduğu soruyu göz yaşları arasında cevap veren Kadir," Ben 6 yıl, eşim 9 sene hapiste kaldı. 11 çocuğumdan 3 hala çin hapishanesinde tutuklu bulunuyor. Tutuklu bulunan oğullarım bile benim çıkan olaylarda kışkırtıcı olduğumu söyledikleri iddia ediliyor.iddiaların kabul edilir hiç bir tarafı yok. asla kabul etmem. Çin´in baskıcı tavrının nedeninin, 11 Eylül saldırılarından sonra Çin´in Müslümanları bölücü olarak görmesinden kaynaklandığını savunan Rabia Kadir. 20 milyon Türk´ün yaşadığı Doğu Türkistan´ın bağımsızlığının hayal olmadığına inandığını söyledi.

Dinliyiciler arasında bir bayanın, daha evvel ben bir kaç kere Doğu Türkistan'ı ziyaret etmişti. O zamanlar Sufi Müslümanlar çoğunluktaydı, duyduğuma göre son zamanlarda " Vahabilik " ağır basıyormuş bunun sebebi nedir ?. Sorusuna karşılık, Rabia Kadir, Uygurlar, yani Doğu Türkistan halkının % 70. sünnidir diyerek soruyu böyle geçiştirdi,Uygurların sorunlarını ve Çin'in yaptığı katliam ve baskıları anlatmak üzere Avrupa Ülkelerini kapsayan bir geziye çıktınız. Bundan sonra ziyaret etmeyi düşündüğünüz ülkeler arasında Türkiye de varmı ? Sorusunu Hodrimeydan okurları için sorduğumuz, Rabia Kadir, " Olmaz olur mu hiç. İnşallah bir gün Türkiye'de bana yaşamak daim olur. Biraz zaman meselesi.Türkiye´yi biraz geciktirdim. Çünkü Türklük benim özüm. Türk halkı ben, ben de Türk halkıyım. O benim özüm. Bunun için Türkiye´nin kapısı benim için hiç kapalı değil, Bir gün Türkiye´de yaşamak istiyorum. Diyen Rabia Kadir, bir an durdu ve istemiyerek de olsa, buruk bir şekilde " Vize isteğime henüz Ankara'dan cevap gelmedi hala beklemedeyim. dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Uygur halkı için yaptığı konuşma bizleri sevindirdi"demekle yetindi. Paris( Kaynak, Hodrimeydan.net)
Şuayip
ÇINGI

















