Ana sayfa


VELİ KALLİ

veli.kalli@mynet.com

Davos krizi bir senaryomu

      Uyutulduk

      AKP dosyasi

      Ilımlı İslam
 Uzaktan kumanda
Vatan Sevgisi
Hedeftekiler
Uyanalım
Gurbet
    

GURBETTE VATAN SEVGİSİ - Veli Kalli

Veli Kalli

Davos krizi bir senaryo mu?

                               

                   

 

Anlaşmalı döğüş

Recep Tayyip Erdoğan 2002'den beri İsrail ile allı ballı ilişkiler içinde olduğunu unutturmuş görünüyor.
İsrail'in kendisine verdiği cesaret ödülünden bahsetmediği gibi bunu iade etmek de aklının ucundan dahi geçmiyor.
Gazze Şeridi'ni bombalayarak bin kadar Filistinliyi öldüren ve yaralayan İsrail Hava Kuvvetleri'ne mensup pilotların, kent bombardımanı ustalığına sizin gayretlerinizle Konya'da eriştirilmedi mi? Yetiştir... gönder... Gazze'yi bombalat ve öldürt... Sonra da ortaya çık onları savunuyormuş gibi görün... Değişik edalara gir. Şakşakçıların da seni «kahraman » diye karşılasınlar. Gel de sen bunu benim külahıma anlat. Bu manzaraya kargalar bile gülerler!

Türk askeri söz konusu olduğu zaman "askerlik yan gelip yatma yeri değildir" diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Irak işgalcisi ABD askerleri söz konusu olduğunda ise onlara şu dua ile mukabelede bulunuyor : "Kahraman(!) Amerikan askerlerinin sağ salim ülkelerine dönmeleri için dua ediyorum."
Kerkük'te insanlarımız hunharca öldürülürken, subaylarımızın başına çuval geçirilirken
Recep Tayyip Erdoğan'ın hiç kükrediğini gördünüz mü?
AKP'lilerin PKK'lı teröristler tarafından şehit edilen askerlerimize veya ailelerine, Kahraman(!) Amerikan askerlerine yaptığı duaya benzer bir dua yaptığını hiç gördünüz mü?

Ümraniye davası

Boş verin dua etmeyi generallerimize kadar, askerlerimizi kanunsuz bir suçlama sirkülasyonu oluşturarak yargılattıran ve bu davanın savcısı olduğunu söyleyen Recep Tayyip Erdoğan değil mi?

Amerikalılar tarafından İncirlik'ten uçurulan uçaklarla Türkmenler dahil, kaç Iraklının öldürüldüğünü biliyor musunuz?
Irak'ta Amerikan askerleri tarafından bir buçuk milyondan fazla Müslüman öldürüldüğü zaman, küçük kızlardan, masum annelere kadar masum insanlara hunharca tecavüz edildiği zaman Recep Tayyip Erdoğan neredeydi? Aksine George Bush ile kameralar karşısında el ele poz vererek hiç sesi çıkmıyordu! Hey kör politika, hey çıkar... Hey oy kaygısı, propaganda... Hey koltuk hırsı... siz insanları kılıktan kılığa sokuyorsunuz! Onları biraz kendi hallerine bırakın da normal düşünmeyi öğrensinler!
Ey şakşakcılar! Olumsuzluklar içinde bocalayanları alkışlamakta çok mahirsiniz! Kusurluları daha da büyük hatalara itmek için ellerinizden ne geliyorsa yapıyorsunuz!

AKP'ye acil taze kan lazım!

Ahmet Davudoğlu bir ay önce Davos moderatörüyle ne konuştu?
Seçimler yaklaşırken, Ahmet Davudoğlu'nun bir ay önce Davos moderatörüyle konuşması sizi önceden bir senaryonun kurgulandığı düşüncesine itmiyor mu?
«Davos Krizi seçim yatırımı m?» diye soruyorlar bazıları... Bu çıkış «Davos senaryosuyla» sonlanmayacak! AKP önümüzdeki günlerde yeni yeni senaryoları gündeme taşıyacak! Bu sözümü unutmayın ve bir kenara yazın! Dün İsrail'le gerçekleştirilen senaryo, yarın belki IMF'yle ya da herhangi bir Avrupa ülkesinde başka numaralarla gündeme taşınacak. Türkiye'deki Ergenekon torbası da çantada hazır keklik! Hem dışardan, hem içerden gerçekleştirilecek senaryolarla AKP seçimden galip çıkmak istiyor. Bunu anlayın!

AKP'liler yolsuzluk dosyaları kabardıkça gerginleşiyorlar!


AKP hükümeti, yılda 2.5 milyar dolar kâr eden Türkiye'nin stratejik açıdan en önemli kuruluşu Türk Telekom'u 1.31 milyar doları peşin 1 milyar 180 milyon dolarlık 5 taksitle sattı. Böylece Oger Telecom'a, kuruluşu, kârının yüzde 60'ına yakın bedelle satın alma olanağı tanındı. Hükümet, satıştan hemen sonra kurumlar vergisini yüzde 30'dan yüzde 20'ye indirerek şirketin kârlılığını da yüzde 50 artırdı.

Hükümet yassı çelikte Türkiye'de tekel konumunda bulunan ve kuruluş değeri 7 milyar dolar olarak kabul edilen Ereğli Demir Çelik Fabrikaları'nı 2.8 milyar dolara sattı.

4.5 ayda 4 misli kâr : 3 milyon 751 bin dolara özelleştirilen Sümerbank'ın arsasının sadece bir bölümü 13 milyon 750 bin dolara satıldı! Sümerbank'ın 50 yıl önce kurduğu Pamuklu Mensucat A.Ş., 13 Temmuz 2005'te, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca 3 milyon 751 bin dolara, 47 ortaklı Ortak Girişim Grubuna (OGG) satıldı.
OGG'nun başında AKP'li Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar bulunuyor.
Şirketi alan grubun ilk icraatı, Sümerbank'ın 90 dönümlük arsasının 55 dönümlük bölümünü, alışveriş merkezi yapılmak üzere KİPATESCO şirketine 13 milyon 750 bin dolara satmak oldu.
Böylece şirket, sadece arsanın bir bölümünü satarak yatırdığı paranın 4 katını 4,5 ay sonra kazanmış oldu. Kaldı ki, daha fabrikanın 35 dönümlük arsası duruyor.
Böylece özelleştirme bir yağmaya dönüştü; yatırımcılar daha bir yıl geçmeden 4,5 ay sonra sadece arsanın bir bölümünü satarak 4 misli kâr elde ettiler, Tabii fabrikanın satılan bir trilyonluk hurdaları bu kârın içinde değil...
OGG Yönetim Kurulu ve AKP Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar, ÖİB ile yaptıkları gayri resmi anlaşmanın fabrikayı ekonomiye kazandırma amacı taşımadığını da açıkça belirtti.
Amaç, özelleştirmek değil, halkın hakkını yağmalamak...

Özelleştirme yağmasına bir örnek daha : Gemlik Gübre Sanayii A.Ş., 83,1 milyon dolara özelleştirildi. Oysa bu fabrikanın sadece arsası, içindeki 154 lojmanla birlikte 120 milyon dolar ediyor.
Limanıyla birlikte fabrikayı salın alan İşadamı Ali Rıza Yıldırım'ın basına yaptığı açıklama:
"IGSAŞ gübre, 90 milyon dolara satıldı, içinde 60 milyon dolar para vardı, Eti Gümüş, 33 milyon dolara satıldı. 20 milyon dolar nakiti vardı, Gemlik Gübre bugün satılsa, iki katına satılır."
İşte, ülkemiz AKP tarafından bu şekilde yoksullaştırılıyor...

Naylon fatura düzenlemekten sanık bir Maliye Bakanı : Sanık Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın oğlu Abdullah Unakıtan, hiç çalışmadan, yorulmadan, oturduğu yerde bir kalemde 366 milyar lira kazanıyor.
Peki nasıl?
17 Nisan 2003 larihinde önce mısır ithalatındaki gümrük vergisi %35'den %20'ye indiriliyor.
Ağustos 2003 tarihinde Kemal Unakıtan'ın oğlu 4000 ton mısır ithal ediyor, İthalat işlemi bittikten sonra, 8 Ağustos 2003 tarihinde mısır ithalinde gümrük vergisi önce %40'a daha sonra %70'e çıkarılıyor.
Kimin hakkı yeniyor? Tabii ki halkın!
Abdullah Unakıtan. pastörize yumurta ithalatı işine de giriyor. Önce şirketi AB Gıda San. ve Tic. A.Ş.'ye 2,5 milyon YTL'lik teşvik belgesi veriliyor. İşe başlamadan önce pastörize yumurtada KDV oranları %18'den %8'e iniyor.
Yani Maliye Bakanı, aileye çalışıyor!

Bir arsa satışından bir trilyon lira kâr eden ama vergi vermeyen Maliye Bakanı.
Kemal Unakitan, kendi aldığı mülkü kendine sattı. 19 ayda 1,244,400,000.000 TL (1 milyon dolar)kazandı!
İzmir'in Foça ilçesinde bir taşınmaz, Kemal Unakıtan'a ait BEM Dış Ticaret A.Ş. tarafından 12 Ekim 2000 tarihinde 15.600.000.000 TL'ye satın alındı, Aynı taşınmaz. 10 Mayıs 2002 tarihinde, yani 19 ay sonra 1.260.000.000.000 TL'ye bir özel finans kurumuna satıldı.
Satan şirketin ortağı Kemal Unakitan, alan şirketin genel müdürü de Kemal Unakitan!
Bu olağanüstü kârdan kurumlar vergisi ödenmedi, şirket tasfiye edildi.

Uyanın artık!

Ankara'lılar, İstanbullular ceplerinize giren birilerinin ellerini görün artık! Su ve çamur deryaları içinde yüzmek, çukurlar içinde öldürülmek istemiyorsanız tedbirinizi alın! Oylarınızla haysiyetinizi koruyun...
«Sizin kalitesiz ve bedava kömürlerle zehirlenme isteğinizi kimse engelleyemez! » dedirtmeyin.
Ankara'lılar size Arsenikli su içiren Belediye Başkanına seçimlerde gerekli cevabı verin!

Yavaş yavaş ölme yolunda oyunuzun karşılığında sizi küçülterek sadaka verenleri yüceltmemek için meydanları doldurun! Avazınız çıktığı kadar «AKP'ye hayır!» diye bağırın!
 

İsrail boşuna cesaret ödülü vermez!

İsrail ile işbirliği akıl almaz boyutlarda!
Recep Tayyip Erdoğan'a verdiği cesaret ödülünün İsrail için önemi büyüktür!
«Hindi gelen yerden tavuk esirgenmez!» hesabıyla İsrail sadece kendi çıkarını düşünüyor!
2002 yılında iktidara geldikten hemen sonra, AKP iktidarı, İsrail'le daha önceki hükümet döneminde yapılan 700 milyon dolarlık tank modernizasyonu ihalesine yeşil ışık yaktı. AKP hükümeti İsrail'den silah alımı konusunda yıllık ortalama 400 milyon dolarlık toplamla önceki hükümetleri de geride bıraktı.
Bu projeler arasında en önemlisi 2004 yılında alımı yapılan Heron'lar yani "casus uçaklardı". Sadece Heron alımında AKP 183 milyon doları İsrail'e akıttı.

Hükümet, uluslararası piyasalarda rafineri talebinin tepe noktasına ulaştığı ve siparişle ancak 6 yılda rafineri yapılabilen bir ekonomik ortamda, 35 milyon ton rafinaj kapasitesi olan Tüpraş'ı 4 milyar dolara sattı. Satıştan sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'deki akaryakıt kaçakçılığının 18 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Tüpraş'ın yüzde 14.76'sı ise, başka hiçbir aracı kuruma haber verilmeden borsa değerinin yüzde 8 altına Global Yatırım'ın sahibi Mehmet Kutman aracılığıyla İsrailli Ofer ailesine satıldı. Özelleştirme rakamına göre 752 milyon dolar kamu zararı oluştu.

Görünen köy kılavuz istemez!

Recep Tayyip Erdoğan Davos dönüşü Atatürk'ün sözünden bahsederek Atatürk'ü kendi siyasetlerine alet etmiştir! Atatürk'ün kurduğu kurumları ve müesseseleri kökünden kazıyanlara ve Ergenekon adı altında Atatürk'e sevgi besleyenleri suçlayanlara ne yazık ki Atatürk'ten bahsetme hakkı düşmemektedir. Bizi olduklarından farklı görünerek aldatmaya kalkışmasınlar ve oldukları gibi görünsünler!

Recep Tayyip Erdoğan Davos dönüşünde İstanbul'da yaptığı konuşmada oradaki yaptıklarının fırsata çevirme planı olduğunu da doğruluyor. Şaban Dişli'yi Dengir Mir Mehmet Fırat'ı, Melih Gökçek'i kamuoyuna onların iç yüzleriyle ruh portrelerini tanıtan CHP Milletvekili İstanbul Belediye Başkan Adayı Kemal KILIÇDAROĞLU'na sataşması bizim iddiamızı doğrulamaktadır!
Yani Davos krizi anlaşmalı bir döğüştür!

Biliyorsunuz «mahalli» Belediye Başkanlığı seçimlerinin yapılacağı tarih yaklaştıkça AKP'lileri endişe sarıyor.
Yani Erdoğan trübünlere oynuyor!
Sözle olsun, tavırla olsun konular parti politikası olarak değil, devlet politikası olarak ele alınması gerekirken Recep Tayyip Erdoğan diplomatik olmayan davranışlarıyla devlet yerine, dini kimliği ön plana çıkararak politika yaparak partisi AKP'yi güçlendirmeye çalıyor!

AKP'liler hatalı yürüttükleri politikalar sebebiyle kendilerini kontrol edemiyorlar! Bu sebeple, olayları veya tavırları sertlikle, hırçınlaşarak karşılıyorlar!
AKP'liler Takip ettikler yanlış ve tavizkâr politikalar sebebiyle olumsuzlukları «veryansın» ederek karşılıyorlar!

AKP'liler Takip ettikler yanlış ve tavizkâr politikalar sebebiyle olumsuzlukları «veryansın» ederek karşılıyorlar!
Bir soru : Recep Tayyip Erdoğan Davos'ta Türkiye'yi mi AKP'yi mi temsil etmiştir. Ya da o çıkışlarını devlet adına mı yoksa AKP adına mı yapmıştır? Devlet adına oraya gittiyse T.B.M.M.'nin onayını almış mıdır? AKP adına gittiyse devletimizin yıpratılmasına sebep olmuş mudur, olmamış mıdır? Bunların açıklığa kavuşturulması gereklidir.

Hey kör politika, hey çıkar... Hey oy kaygısı, propaganda... siz insanları kılıktan kılığa sokuyorsunuz! Onları biraz kendi hallerine bırakın da normal düşünmeyi öğrensinler!
Ey şakşakcılar! Olumsuzluklar içinde bocalayanları alkışlamakta çok mahirsiniz! Kusurluları daha da büyük hatalara itmek için ellerinizden ne geliyorsa yapıyorsunuz!

Paris, 30.01.2009