Uyanalım


 

SORUNUMUZ KUŞ GRİBİ DEĞİL!

veli_kalli_h.jpg

Veli Kalli

Kümes hayvanlarının imha şekli ve bu hayvanlara karşı çocuklarımızda nefretin geliştirilmesi « hak ve hukuk çizgisi dışına çıkarılmıştır. Bu konuların uzmanlarını bu konularda açıklama yapmaya ve halkı ve ilgilileri bilgilendirmeye çağırıyoruz. İlgili ilgisiz her önüne gelen bu konularda demeç verirlerken ülkemiz için tedavisi oldukça güç, kuş gribinden çok daha tehlikeli bir tablo çizilmektedir. »

HEDEFTE EKONOMİMİZ VAR

« Deli dana hastalığının yaygınlaşmasından sonra » Avrupa'da kümes hayvanlarının tüketiminin arttığını görüyoruz.

Çin'de başlayan «kuş gribinin» ise emperyalist oyunların bir parçası olduğunu biliyoruz. İşte « deli dana hastalığının Avrupa'da oluşturduğu olumsuzluklardan sonra » Türkiye'de kümes hayvanları yetiştiriciliğinin ön plana geçmeye başlamasıyla hemen dış güçlerin harekete geçtiklerini görüyoruz.
Ve Çin'de ortaya çıkan bu hastalık bu sebeple çok geçmeden ülkemize de sıçratıldı. İster artan dünya nüfusuna karşı diye düşünün, isterseniz ekonomik gelişmelerin frenlenmesi veya kontrolü için geliştirilen bu virüslerin de diğer virüsler gibi bazı güçlerin oyunu olduğuna dair şüphelerimiz gelişmelerle doğrulanmaktadır.

HANGİ BÖLGELER SEÇİLDİ ?

Kuş gribinin yaygınlaştığı illerimizin konumunu hiç düşündünüz mü? Gerek bugünkü yönetim olsun gerekse dış güçler olsun uzun süreden beri aynı bölgelerde bizim hangi konularda ve nasıl dikkatlerimizi çekmişlerdi?

KUŞ GRİBİYLE YAPILMAK İSTENENLER

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır'ın Türkiye'de "kuş gribi virüsü"nden bahsetmenin cahillik olduğunu söylemesi de önemli bir açıklama... AKP'nin gündemi değiştirmek için "kuş gribi" iddialarını ortaya attığını savunan Şandır, "Göçmen kuşlar 90 gün önce, Eylül ayında ülkemizi terk etti. Sıfır derecede saklanınca en fazla 40 gün yaşayan virüs kümes hayvanlarına şırınga ile mi verildi?" diyor (07.01.2006).

Kuş gribiyle ölen insanlarımızın sayısı diğer hastalık veya olaylarda ölenlerin sayısından daha fazla olduğu için mi bu konu abartılıyor?
Yoksa ülkenin sorunları bilinerek başka yönlere mi kaydırılmaya çalışılıyor?
- Sadece Ünlü kalp hastanesi Siyami Ersek'te yetkililerin açıklamalarına göre 2005 yılı içerisinde, yani bir yılda ölümcül « Mrsa hastane virüsü » kapan tam 5 hasta öldü.
- Yılda 22 000 kişinin veremden öldüğü görmemezlikten geliniyor.
- Sigara sebebiyle ülkemizde günde 300 kişinin öldüğünden bahsedilmiyor.
- 2005 yılının sadece 10 ayında trafik kazalarında ölenlerin sayısının 3000 olduğu hiç önemsenmiyor.
Halbuki kuş gribinden ölenlerin sayısı ülkemizde 20'yi geçmiyor!

MİLLİ HASSASİYETLERİMİZ ZAYIFLATILIYOR MU?

Batı ülkelerinde her gün kuş gribinden bahsedilerek gerek Türk turizmi gerekse, ticaret ve ekonomimiz hedef alınarak uzun süre toparlanamayacağımız şekilde propaganda malzemesi haline getirilmektedir.

Fransız « TF1 televizyonu » kuş gribi nedeniyle Türkiye'ye bir ekibini göndermiş. Kuş gribi mana edilerek gidilen ülkemizde kurban bayramıyla ilgili sokaklardaki kurban kesimlerinin görüntülendiğini bizzat bugün ana haber bültenlerinde gördüm (10.01.2006).

Deneyimli bu televizyon yarın bir gün bu konuyu ve görüntüleri teferruatlı bir program haline getirip ülkemiz aleyhinde gösterirlerse şaşırmayın.
« Perişan kılık ve kıyafetleriyle seçilen insanlarımızda olumsuzluklar arandığını » tespit ettiğim bugünkü haberde kameramanın da bir zenci olması dikkatimi çekti.

ULUSAL ÇIKARLARIMIZ TEHDİT ALTINDA

AKP hükümetinin de üzerlerinde yoğunlaşan olumsuzlukları bertaraf etmek için kuş gribi konusunu kendilerine siyasi malzeme olarak ele aldıklarını ve milli hedefleri ve ulusal çıkarlarımızı bir kenara ittiklerini görüyoruz.

Ziraat ve hayvancılık ülkemizde ciddi tehdit altında! Bu alanındaki oyunlar ve bu yöndeki boyun eğmeler açık açık gözlerimizin önünde cereyan ediyor.

Sağlık Bakanımız televizyondaki açıklamalarında « bu asırda artık köy yumurtasından falan bahsetmeyin » diyor. O biliyor mu ki Fransa gibi batı ülkelerinde en kaliteli ve pahalı yumurta gibi ürünlerin köylerde yetiştirildiğini?
Köylümüzün nereye ve hangi şartlara götürülmek istendiğini bana açıklayabilecekler mi?

Sorunların temeline inmek yerine neden böyle ucuz yollar öne sürülüyor?
Bilmem kendilerine görevlerini hatırlatmamıza gerek var mı? Tecrübesiz insanlardan oluşan kadrolaşmalar yerine siyasi yapılanmayı, politik ayırımcılık yapmadan ; daimi, idari ve bilimsel kadrolara bıraksalar yaptıkları tavsiyelerden daha etkili olacaklarına inanıyorum.
Hastanelerde yaşanan son olaylar ise bu yönde bize bazı gerçeklerin ve sorumlulukların gizlenemeyeceğini gösteriyor.

 

Veli KALLİ - Paris - 10-01-2006